“ bazı insanlara yer yer hakkınız olmadığınızı bildiğiniz halde etmiyor musunuz; sizin binbir çabayla sahip olabildiğiniz şeylere, onların çabası erişmesi adaletsizlik olarak gelmiyor mu? Tuhaf ve çirkin bir kıyas zihninizin ardınnı tırmalamıyor mu mesela?
“ Yaşayın gitsin,hayat sandığınız kadar uzun ve sandığınız kadar mutlu sonla dolu değil yolun nereye çıkacağını hiçbir zaman bilemeyiz kuralları boşverin ahlak kisvesi adı altında ahlaki olmayan da yatmaları ya da gereklilik denilen koşullamaları kanıta gerek yok elletutmaya ya da gözle görmeye ne hissettigimi biliyorum nereye uyduğu önemli değil bana ait olması ve kuvvetli olması yeterli.
“Hilebaz bir tilki,oyununun kurucusudur eğer işler yoluna gitmezse, her zaman kaçacak arka başka bir kapısı vardır hatta bu tilki diğerlerinden kurnazsa bir değil onlarca kapı saklar kendine. Ama iyi bir avcı diğerlerinden daha iyi olan bir avcı tilkinin tüm kapılarını kapatır ona son bir çıkış bırakır ve o kapının eşiğinde işte tam tilkinin arsız umudunun olduğu yerde uyur.”
“ diziler ya da uzun metrajlı filmlere benziyordu hayatlar artık.Klasikleşti ve oldukça şatafatlı her şey.Herkes haklı hikayesinde ve bencillik tıpkı saygısızlık gibi popülerleşti.Sosyal medyada gösterilen mutlu simaları ait gözlerin uyumadan önce gördüğü son şey yine mavi ekranları ve sabahın ilk ışıklarında herkes ilk ellerindeki cihazlarla günaydınlaşıyorlar.”
“ Bin kere yenilir insan. Bin kere de yeniden inanmayı seçer hayal kırıklığı henüz uzakta gibiyken.Oysa başucunda hep asılı durur ihanet ve keder bir nefes kadar yakındır aslında.”