" Yaşamın gerçek anlamını arayan , bulmaya çalışan bir martıdan daha sorumluluk sahibi biri olabilir mi ? Bin yıldır yaptığımız tek şey balık peşinde koşmak . Artık yaşamak için bir nedenimiz olmalı ; öğrenmek , keşfetmek , özgür olmak gibi . Bana bir şans verin , öğrendiklerimi size göstereyim . "
Konseyi oluşturan tüm martılar , bir taş gibi sert ve ifadesizdiler . Hepsi bir ağızdan ," Kardeşlik bitti ! " diye haykırdılar ve onu duymazlıktan geldiler . Ardından arkalarını dönüp çekip gittiler .
"Kış gelmek üzere . Balıkçı tekneleri giderek azalacak,balıklar da artık suyun üzerinde değil ,derinlerde yüzecek . Eğer bir şey öğrenmek istiyorsan , nasıl yiyecek bulacağını öğren . Bu uçma çaban gerçekten çok hoş ama uçmanın karın doyurmadığını sen de biliyorsun. Şunu hiç aklından çıkarma ; senin uçma nedenin yiyecek bulabilmek !"
" ... bir tel gibi gergindim ve varlığının ona her dokunuşuyla tınlıyordum. Hep senin etrafındaydım hep gergin ve hareketliydim; ama sen beni ancak cebinde taşıdığın ve karanlıkta sabırla senin saatlerini sayıp ölçen, yollarında sana duyulmayan nabız atışlarıyla eşlik eden ve senin acele bakışlarının saniyelerin tik takılarının ancak milyonda birinde yöneldiği saatin yayının gerginliğini hissettiğin kadar hissedebiliyordun."