Tüm dünya, ağzımıza layık büyük bir nesnedir; büyük bir şişe, büyük bir elma, büyük bir memedir. İnsan, ebediyen beklenti içinde ve ebediyen düş kırıklığı yaşayan bir emici olup çıkmıştır.
Çağdaş insan kendisine, çevresindeki insanlara ve doğaya yabancılaştırılmıştır. İnsan bir meta haline dönüştürülmüş, yaşam güçlerini var olan pazar koşulların altında kendisine en fazla kârı getirecek alana yatırması sağlanmıştır. İnsan ilişkileri, güvendiklerini sürüye bağlı olmakta, düşünce, duygu ve eylem yönünden diğerlerinden ayrı olmamakta gören, birbirine yabancılaşmış otomatların ilişkileri haline getirilmiştir.
Çağdaş kapitalizm, büyük sayılarla ve uysallık içinde bir araya gelecek insanlara gereksinim duyar. Bunlar giderek artan bir şekilde tüketime yönelmeli, beğenileri kalıplaşmalı ve kolayca etkilenip yönlendirilmelidirler.
"Tanrı'nın akıllı, güçlü, iyi olduğunu söylemek onun insan olduğunu söylemekle eşanlamlıdır. Yapabileceğim en son şey, Tanrı'nın olumsuz özelliklerini sayarak ne olmadığını, sınırlı, şefkatsiz ve adaletsiz olmadığını düşünebilmektir. Tanrı'nın ne olmadığına ilişkin ne kadar çok şey bilirsem, Tanrı hakkında o denli çok şey öğrenebilirim."