İnsan geriye baktığında kırık dökük birşeyler görmek istemiyor. Sanırım bundan dolayı geride bir yerde, bir şeyi hep ama hep kötü bir silüete büründürmek. Kötü olan o değil yaratılan çarpık sahte anılar.
İnsan vicdanını rahatlatmak için geçmişinde bir noktayı haketmediği bir şekilde şeytanlaştırıyor. Ne tuhaf o "şeytan" aslında melekti, belki de ummadığı bir anda cenneti hayal etti. Birileri o cenneti yok etse bile.
Bazen öyle bir anda beliren bir umut oluyor. Sebepsizce bir umut, acaba şeytanın fısıldadığı bir umut mu? Belki de öyle, daha sarsıcı bir yıkılışı izlemek keyif veriyor.