Mazlum Turğay

Mazlum Turğay
Gülmekten vazgeçmeyin ama ağlamayı da unutmayın.
Dünyada bir yerde
Diyarbakır
334 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Birinci alıntı, Hz. Peygamber’in şu hadisleridir ( Abdurraûf, 1977, 21: -İnsanlar tarağın dişleri gibi eşittir. -Arap olan bir kimsenin Arap olmayandan, beyaz olan bir kimsenin de siyah olandan takvadan başka hiçbir üstünlüğü yoktur. Buna göre ben de diyorum ki: Takvadan başka erkeğin kadından hiçbir üstünlüğü yoktur. İkinci alıntı, 20. yüzyılın başlarında yaşayan Arap feminist yazar Nazîre Zeyneddîn'in bir makalesinden yaptığım aşağıdaki iktibastır: Diktatörlük ve zulüm ruhunun hâkim olduğu ve hem Allah'ın kitabına hem de peygamberinin sünnetine ters düşen bu zalim hukuk kimin hukukudur? Bu; bedensel gücüyle kadın üzerinde egemenlik kuran, Allah'ın kitabı ile oynayan ve bu zulüm ve diktatörlüğüyle de övünen erkeğin hukukudur. Hiçbirine bir harf bile danışmadan tek başına ortaya koyduğu bir hukuktur bu (Nazîre Zeyneddîn 1928, 140).
İkincisi: Çokeşlilik için delil gösterilen Kur'an ayeti şudur: “Gönlünüzün hoş olacağı şekilde iki, üç ve dört kadını nikâhlayınız. Adil olmaktan korku duyarsanız tek eşle evlenin" (Nisa: 3). Tabiatıyla birçok erkek vardır ki dört kadın ile evlenmiş ve eşler arasında adil davrandıklarını da ilan etmişlerdir. Ama erkeklerin âdeti olduğu gibi bunlar da aynı surede geçen başka bir ayeti görmezlikten gelmeyi tercih etmişler ki bu ayet şöyle diyor: "Çok hırs gösterseniz bile kadınlar arasında adaleti asla sağlayamazsınız" (Nisa: 129). Bu meselede ayetlere bir araya getirip bir bütün olarak baktığımızda açıkça şu sonuç çıkar: (A): Adalet ve eşitliği yerine getirme gücünüz varsa dört eş getirebilirsiniz, (B): Adalet ve eşitliği gerçekleştiremeyecek iseniz tek eşle evlenin, (C): Kadınlar arasında adalet ve eşitliği asla sağlayamazsınız, (D): O halde tek eşle evlenmeniz gerekir. Bu mantıksal denklemde "D" seçeneğinde bahsedilen adalet ger- çekleştirilmesi mümkün olmayan bir şart olduğuna göre "A" seçeneğinde belirtilen çokeşliliğin gerçekleşmesi de mümkün değildir. Çünkü sonuç sebebe bağlıdır. Dolayısıyla bize göre çokeşlilik as- lında Kur'an ayetlerini erkeklerin çıkarı için tahrif etmeye yönelik ataerkil çabalardır.
İslamî feministler kendilerini dinden koparma çabasında değiller. Belki erkeğin kadına üstünlüğünün ilahî bir dikte olduğunu iddia eden, bunu da İslamî metinleri dar yorumlarla yapan ve tutucular tarafından desteklenen kimselerle mücadele ederler.
hile
Dolayısıyla nasıl oluyor da "Şeytanın hilesi zayıftır" ayeti ile "Kesinlikle siz kadınların hilesi büyüktür" ayetini mukayese eden bazı din adamları kadınların Şeytandan daha hilebaz olduklarını söyleyebiliyorlar? Oysa burada sormamız lazım: Yusuf'a büyük bir tuzak kuran, onu kuyuya atan, sonra yalandan bir kan sürdükleri gömleğini babaları Yakub'a gösterip Yusuf'u bir kurdun yediği iftirasına başvuran kardeşleri erkek değil miydiler? Peki neden bu erkeklerin bu büyük hilelerini görmezlikten gelip erkeklerin de hilelerinin büyük olduğunu söylemiyorlar? Yoksa erkekler hata ve hileden masum mudur?
Başka bir erkek onları görmesin diye oda pencereleri kanatlarla kapatılırdı. Bu iş zamanla öyle bir dereceye geldi ki Hintli kadın artık "Güneş'in gözü bile yüzümü görmemiş" diye övünüyordu.