Halil can Akgül

Halil can Akgül
@Roketcan
Bilgisayar mühendisi
İstanbul
2004
5 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Daha şimdiden bir buçuk yılını klinikte geçiren, şizofreni teşhisi konmuş on dokuz yaşındaki bir kızın vakasını hatırlıyorum. Fakat ben keşfettim ki, semptomatolojisinin tümü, dış dünyaya dikkat dahi veremeyecek bir odaklanmayla hastanın sürekli olarak iç dünyasını dinlemesinden ibarettir. Bu tür vakaların tümünde olduğu gibi, göz bebekleri büyüktü. Fakat bir anlığına dahi olsa birisi kızın dikkatini çekebilirse göz bebekleri küçülüyordu. Bu bana cesaret verdi. Onun bilinci bizim rüyaları gördüğümüz yerde, bilinçdışı da bilincimizin olduğu yerdeydi. Sürekli bir gerilim altında tutuyordu bu onu.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Reklam
Bu bilinçdışı sadece özel bir şeyler vuku bulduğu zaman değil, her daim mevcuttur. Her halükârda, bilince kıyasla hiç yorulmaz ve canlıdır. Hayatımızın üçte birini uykuda –yani bilinçdışı hâl içinde– geçiririz, geri kalan üçte ikisini ise ancak öyle böyle bilinçli geçiririz. Bildiğiniz üzere, sabahları daha saat onda adam akıllı kendine gelmiş insanlar vardır; bazılarıysa akşam dörtte ancak kendilerine gelirler ve o zaman da belki sadece iki saatliğine. Bilinçlilik çaba gerektirir, enerji ve emek ister, ve bu yüzden de bizi yorar. Nihayetinde, her ne zaman mümkünse ya da çevremizde herhangi bir faaliyet olmadığında belli bir rüya hâline dalarız. Bu hâl içindeyken bazı insanlar hâlâ düşüncelerini gözlemleyebilir, ama çoğu insan bunu yapamaz.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Alıntı
Manik hal, temsillerin tekdüzeleşmesi bazı zihinsel hastalıkların baş semptomudur ve fikir ya da çağrışımların akıl almaz ölçüde yığılmasıyla nitelenir, ki bu da normal insanlarda nadiren görülen bir şeydir.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Alıntı
Söz gelimi duvara kırmızı bir nesne asabilirim. Herkes aynı nesneyi görecek ve herkes onun kırmızı olduğunda hemfikir olacaktır. Ama herkes bunun diğer herkese aynı göründüğünden emin olsa da, hepimiz onun bireysel bir varyantını görürüz. Hepimiz onu hayli spesifik ve karakteristik bir biçimde algılarız, ki bundan kendimiz bilinçli olmayabiliriz. Bu bizi daha ileri bir zorluğa, gerçeğin ya da kanıtların inşasına götürüyor. Bu görevi tamamlamak için elimizde sadece dil ya da belki imgeler vardır. Ama belli bir deneyi daha derinlemesine araştırırsak, herkesin meseleyi özgül bir biçimde gördüğünü keşfederiz. Bavaria Kralı Ludwig, Roma civarındaki Tivoli bahçesindeki aynı motifi çizmeleri için bir grup sanatçıyı görevlendirir. Her sanatçı bahçeyi kendi genel algısına göre resmeder. Sonuçlar muazzam farklılık gösterir. Dışarıdan bakanlar için resimlerin bazıları gerçeklikten çok uzak gelir, zira resimde sanatçının sadece nesnesi değil öznesi de görülmektedir.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Eger Verona'yı ziyaret eder ve katedrali görmeye giderseniz, şöyle bir Latince deyiş görürsünüz: In patientia vestra possidebitis animas vestras - "Sabrınızla ruhunuza nail olacaksınız."
Sayfa 87·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam