Bence modern toplumun laneti bu: bu acizlik, insanların hissettikleri bu bıkkınlık, etraflarındaki dünya düzenine karşı yabancilasmaları. Belki de derinlerde bir yerde duyduğumuz özlemi dile getirecek bir kahramana ihtiyacımız var.
Karakterimizi belirleyen hayatımızdır. Yaşadıkça kendi hakkınızda daha çok şey öğrenirsiniz. Bu nedenle, kendinizi doğanızın daha alçak tarafi yerine daha üstün tarafını ortaya çıkaracak durumlara sokabilmek iyi bir şeydir. "Bizi şeytana uydurma."
Sanskritçe'de aşkınlık okyanusuna atlama yeri olan kıyıyı anlatan üç kelime vardır. Sat, chit, ananda. Sat varlık demek. Chit bilinç demek. Ananda ise mutluluk ya da mest olma demek. Sonra şöyle düşündüm: "Bilincimin doğru bilinç olup olmadığını bilmiyorum, varlığımla ilgili şeylerin doğru olup olmadığını bilmiyorum; ama mest olma duygusunun nerede olduğunu biliyorum. Bu yüzden bu duyguya asılacağım vebu bana hem bilincimi hem de varlığımı getirecek."