Rugeyye falan işte

Rugeyye falan işte
@Rugi
Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değmez.
... O köpek açtı. İnsanları insan bil­diğinden verdikleri her yiyeceğin insanca olacağını sanmış, ağulu et parçasını bir şefkat yiyeceği sanarak yutmuş, köpek cennetini boylamıştır. İnsanlardan insanlık beklemek, hele böy­le zamanlarda, boğanın altından buzak beklemek, gibi bir şey olur...
Reklam
Bir yığın çocuk bir daha kalkıp oynamamak, ekmek istememek, cıvıldaşmamak, kavga etmemek üzere bir tek mezara atılmıştı. Bu, Şakire'nin çok gücüne gitti. İçinde korkunç bir hınç kabarmıştı. Bu felek denen şey ne korkunç bir canavardı? Babası, ağabeyi sınır boylarında mezarsız çürüyüp giden şu şehit yavrularının bir tek mutluluğu yerin altına girerek açıkta kurda kuşa yem olmaktan kurtuluşla­rıydı. Şehitlerin geride bıraktığı varlıkları bu akıbet beklemiyor muydu?
Freerice: İngilizce Öğrenerek Afrika’daki İnsanlara Destek Olun
freerice.com Freerice, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’na ait bir kuruluş olduğundan oldukça güvenlidir.  %100 yardım odaklı bir İnternet sitesidir. Bu kuruluşun 2 amacı vardır. İnsanlara hem ücretsiz İngilizce eğitimi vermek, hem de Afrika’daki yardıma muhtaç insanlara pirinç yardımı yapmaktır. Peki Bu Pirinç Yardımı Nasıl Yapılıyor? Öncelikle İnternet sitesine girdiğinizde karşınıza aşağıdaki gösterildiği gibi İngilizce kelimeler çıkıyor. Verdiği kelimelerin eş anlamlarını bazen daha farklılarını soruyor. Cevabı doğru bulduğunuz takdirde 10 gram pirinç bağışlayabiliyorsunuz.
Ecosia, Almanya'nın Berlin kentinde kurulmuş olan ve elde ettiği karın % 80'ini veya daha fazlasını ağaçlandırmaya odaklanan kâr amacı gütmeyen kuruluşlara bağışlayan bir arama motorudur . Play store'da uygulaması mevcuttur. ecosia.org 🌱
Doğa
Yüz bin kişilik ordu Allahuekber Dağla­rı 'nın yamaçlarına sarmış tırmanıyorduk. Tipiden göz gözü görmüyordu. Bir ara Enver Paşa'yla Alaman zabitlerini bir üstü açık tomofilde gördük. Enver Paşa, yazlık elbiseyle karlara be­lenmiş askere caka satmak için kaputsuz aramızda geziniyordu.Emme sonradan bir zalim tipi bir acımaz soğuk başladı ki o za­man taa topuklarına değen kürklü kaputu içine saklanmış gör­dük onu. Bizse hala yazlık asker elbiselerinin içinde it gibi titri­yorduk.