Rugeyye falan işte

Rugeyye falan işte
@Rugi
Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değmez.
Ömer Çavuş: "Şakire Hanım kardeşim, dedi, sahapsızlığın ne demek ol­duğunu bu köpek de sınayarak öğrenmiş. Boğun bütün memle­ket sahapsız. Cephede, ateş altında, cephe gerisinde gördükle­rüm bena kan ağlattı. Birkaç hergelenin elinde ana kuzuları karlar içinde boğuldu gitti. Bir, on, yüz, on bin değel, yüz bin genç insan evladı, Türk çocuğu. O insanların gerçek bir sahabı olsaydı onlar birkaç aptalın elinde dünyalarını yitirir miydi hiç? Bütün memleket sahapsız hemşirem."
Reklam
Açluktan elmemek için çalı­şacağuz. Gerekirse açluğu yiyerek yaşayacağuz. Şu sırada ya­şamak, canlı kalmak için hiçbir umudumuz yok. Ama biz gene de yaşamak için sağa sola atılacağuz. Şu bizum halımızda yaşa­ mak yiğitliktur Musa'm. İşte, biz bu yiğitluğu sınayacağuz.Kahramanluk salt siperlere sinip düşmana kurşun atmak değil­dir. Şu bizum halımızda açlukla pençeleşerek oni yenmeye ça­lışmak ta kahramanlıktur. Buna yaşamak kahramanluğu derler, Musa'm. Bu, siperde düşmanla vuruşmaktan bin kat daha zor­dur. Bobanun, ağbeyunun yerine askere beni alsalardı seve se­ve giderdum. Orda insan ölürse bir kez ölür. Oysa burda her­ gün, her sabah her akşam bir kez eleyruz. Bu öbüründen daha çok zalum. Birkaç gündür bir şeyler yapmayi tüşüneydum.Ama olmadı. Sizi doyurmak için kemuklerumun en sonuncusu kırılıncaya dek çalışacağum.
Osman Efendi: "Kızım, dedi, bu şehit maaşı hepinizin ölümünü ancak biraz daha geciktirebilir. Kendine bir iş bul. Rejiye gir, çalış. Yoksa toptan açlıktan ölürsünüz. Vatan millet sözleri çok güzel ama, vatanı milleti kurtaranların çoluk çocuğunu kurtaracak hiç kim­se yok. Allahın bile şu sırada öyle çok işi var ki!"
Musa, insanoğlunun çok kötü gördü­ğü bir işi yaptığını biliyor, yüzlerce göz kendisini kolluyormuş­ çasına küçülüyor, küçülüyor, yerin dibine geçmek istiyordu. Ne yazık ki yeryüzünde yaşayabilmenin tek demir kanunu, demir elleriyle tutup onu buraya getirmiş, yine demir elleriyle yardım ederek ona bu işi yaptırıyordu.