Emiroğlu, elini uzattıysa da Ali hiç oralı olmadı:
"Komiser bey, dedi, ben böyle kirli, hak yeyici elleri epmem. Bobam burda olsaydi, kırardı bu elleri. Asil epulesi el benim bobamun elleriydi. Kuru topraktan kıpkırmuzi yemişler çıkarıp insanları beslerdi onun epulesi elleri. Bunların elleri ancak soyuyor."
Sonra yine Ali'ye döndü:
"Ali, gözleruni kaçırma benden. İyi bak gözlerume. Eğer bu çeluk çecuğun rızkından kesip de rakıya, kumara verirsen Allah senin bin kez belani versun. Eğer sana alduğum lüverle suçsuz insana, zararsuz hayvana, etinden yararlanamayacağun kuşa, tavşana ve öbür av hayvanlarına salt eğlenmek için ateş edersen yine Allah bin kere belani versun derum. Nenene yalan söyler, ters davranırsan, kardeşlerini olur olmaz şeyler yüzün den döversen, incitirsen, onlara söver sayarsan yine Allah bin kez belani versun derum.
Bunlar kulağuna girdi mi, oğlum?"