İnsan, artık herhangi bir şeyin içinde kaybolmak istiyordu. Ve bu kaybolma arzusu, zamanla dijital paylaşımlarda yok olmaya dönüştü: Sonsuz akışlar, bitmek bilmeyen izlenme çabaları ve sonunda izlenip izlenmediğini dahi bilmeden var olma çabası...
İnsanlar artık sahnedeki müzikleri dinlemek için değil, çığlık atmak ve kendi çığlıklarının içinde kaybolmak için oradaydı. Kendi sesini yitirmek, bu çağın ruhunu yansıtan en güçlü işaretlerden birine dönüşmüştü. Bu arayış, zihinsel dünyamızda uyuşturucu ve alkol gibi kaçış yollarına yönelmeyi besledi.