Kitabın içerigi ve yazılış amacı iyi olsada Osmanlı imparatorluğunun sadece kötü yönlerinin anlatılması beni nedense çok rahatsız etti. Kitabın bır kölenin ağzından anlatılması, insanlara verilmis hırs ve ihtirasın insanlarda nelere sebep olabileceği efendi ve köle anlayışında bir koleyle bir Efendi'nin de aynı duyguları hissedebilegi anlatılıyor. Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar ama bundan önce huzur veya kardeşimin hikayesini okuyabilirsiniz onlar daha güzel di benim zannımca.
Öncelikle kaleminize sağlık. Osmanlı'nın kötü yönlerini anlatması hepimizi rahatsız edebilir ama bence iyi. Çünkü bardağa iki taraftan bakma fırsatı oluyor. 🤗☺️
Anladım o konuda haklısınız katılıyorum Livaneli' yi okumayı seviyorum çoğu eserinde de taraf objektif olarak yaklaşır bu esrinde anlatmak istediğinde haklı hatta isim kullanmayarak anlatması padişahları çok yaratıcı ama başka yolla da anlatilabilirdi
Kitabın içerigi ve yazılış amacı iyi olsada Osmanlı imparatorluğunun sadece kötü yönlerinin anlatılması beni nedense çok rahatsız etti. Kitabın bır kölenin ağzından anlatılması, insanlara verilmis hırs ve ihtirasın insanlarda nelere sebep olabileceği efendi ve köle anlayışında bir koleyle bir Efendi'nin de aynı duyguları hissedebilegi anlatılıyor. Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar ama bundan önce huzur veya kardeşimin hikayesini okuyabilirsiniz onlar daha güzel di benim zannımca.
Öncelikle kaleminize sağlık. Osmanlı'nın kötü yönlerini anlatması hepimizi rahatsız edebilir ama bence iyi. Çünkü bardağa iki taraftan bakma fırsatı oluyor. 🤗☺️
Bardağa iki yönden bakabilmek için hem iyi hem kötü yanıni aynı anda görmek gerekir bu kitap başka dillere de çevriliyor sadece kötü yönü anlatılan bır devlet var ortada bundan dolayı yanlış anlasilabilir değilse haklısınız
Doğuyorlar, sokaklarda büyüyorlar, on iki yaşında çalışmaya başlıyorlar, güzelleşip cinsel isteklerinin uyandığı kısa bir gelişme çağının ardından yirmisinde evleniyorlar, otuzunda orta yaşlı insanlar olup çıkıyorlar, altmışına geldiklerinde de ölüp gidiyorlardı. Ağır koşullarda çalışmaktan, boğaz kavgasından, komşularla didişmekten, sinema, futbol, bira ve en önemlisi de kumar yüzünden kafalarını çalıştırmaya fırsat bulamıyorlardı.