Batı bunun için insanın canına, şerefine, malına hürmet etmek bir tarafa, bütün bunları tarümar etti. Yalan ile, entrika ile, gasb ile, kaba kuvvet ile, fitne ile bugünlere geldi. Sadece orduları ile değil sermayesi, medyası, üniversitesi ve sanat çevreleri ile bu yönde hareket etti. Bilimsel gerçek ile ilgilendiğini söyleyen araştırmacılar insanları daha çok öldürecek, daha çok hastalandıracak, daha çok yoksullaştıracak teknolojileri üretmekten uzak durmadılar. Devlet onlara bunun için büyük araştırma destekleri verdi. Nitekim bugün Batı’daki araştırma fonlarının yarısından fazlası savunma alanına aktarılır. Batı, ilaç ürettiğinde de, silah ürettiğinde de “en çok çıkarı nasıl elde ederim” diye düşünür. Bu ahlâksız çıkar hesabına asla merhameti, şefkati, hoşgörüyü yaklaştırmaz.
Halbuki olması gereken, artık vurmadan kurmaya yönelmektir. Biz 'inşâ' dedik, birileri maalesef “inşaat” anladı. Biz “ahid” dedik, onlar “müteahhid” anladı. Halbuki inşâ etmek kendinden başlar.