Serendipçe

Serendipçe
@Runessya
Tamamen kendime. #72583854
Hadi omzumuzdan öpüp affedelim kendimizi
Hata yapmaktan korkuyorsun. Korkma! Hatalardan fayda sağlanabilir. Ben gençliğimde cehaletimi insanların gözüne sokuyordum. Beni sopalarla dövdüler. Cehaletini gizlersen kimse sana vurmaz ve asla öğrenemezsin.
Reklam
Değiştiğim zaman, çevremdekilere çok yapmıştım bunu.
Merhamet Montag, Merhamet. Onlarla tartışma, canlarını sıkma. Daha çok yakın zamana dek "sen de onlardandın". Sonsuza dek yaşayacaklarına öyle eminler ki. Ama sonsuza dek yaşayamayacaklar. Bütün bunların uzayda güzel bir ateşle yanan, ama önünde sonunda bir yere çarpacak, alevler içinde, devasa, kocaman bir meteor olduğunu bilmiyorlar. Onlar alevleri güzel ateşi görüyor sadece. Tıpkı önceden senin gördüğün gibi.
bkz. günümüz tablet anneleri
Bayan Phelps: Aklı başında olan hiç kimse çocuk yapmaz. Bayan Bowles: Katılmıyorum, ben sezaryenle iki çocuk yaptım. Bir bebek için onca acıya katlanmanın gereği yok, dünya üremeli biliyorsunuz, ırkımız sürmeli. Bayan Phelps: Sezeryen yapılsa da yapılmasa da Çocuklar insanı mahveder sen aklına kaçırmışsın. Bayan Bowles: Çocukları her on günün dokuzunda başımdan atıyorum. Okulda oluyorlar. Ayda üç gün eve geldiklerinde onlara katlanıyorum. Hiç kötü değil. Onları oturma odasına sokup televizyonu açacaksın. Giysi yıkamak gibi aynen, çamaşırları sıkıştırıp kapağı kapatacaksın.
Kitaplar aptal, salak olduğumuzu bize hatırlatmak için var. Onlar gösteri alayı caddeden gürültü ile geçerken Sezar'a "fani olduğunu hatırla Sezar" diyen muhafız kıtası gibiler. Çoğumuz ortalıkta koşturup herkesle konuşamayız, dünyanın bütün şehirlerini tanıyamayız. Zamanımız, paramız veya o kadar çok arkadaşımız yoktur. Senin aradığın şeyler dünyada Montag. Ama sıradan insan onların yüzde doksan dokuzunu ancak bir kitapta görebilir.
Karım kitapların gerçek olmadığını söylüyor. Bunun için Tanrıya şükür. Onları kapatabilirsin. Bir saniye bekle diyebilirsin. Oysa insanı bir televizyon odasına tohum attığında hapseden pençeden kim kendini kurtarabilmiş ki? Seni istediği şekilde büyütüp şekillendirir. Dünya kadar gerçek bir ortamdır. Gerçeğe dönüşür ve gerçek olur. Kitaplar mantıkla alt edilebilir. Ama onca bilgime ve şüpheciliğime karşın, o inanılmaz oturma odalarında bulunan ve onların parçası olan, tam renkli, üç boyutlu, yüz kişilik bir senfoni orkestrası ile tartışmayı asla başaramadım.
Reklam