Kitap muhteşemdi. Aslında Türk gençlerinin ülkülerine odaklı olması vurgulanıyor. Selim Pusatın bu ülküden uzaklaştığı ve hayalle gerçeklik arasında yaşadığı bir eserdir Ruh adam. Açıkçası konuyu, aşılanan şeyleri anlasam da. Eserin sonunda biraz karışık kaldı kafam. Selim Hayal mi görüyordu ve ya ruh olarak mı vardı. Öyleyse ailesi ile olan sohbetleri? Peki Ülker kimdi?