Mustafa

Mustafa
@Rust
rodion kuluna da de.
Rejisör ün rejisörüyüm.
lisans
Antalya
305 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Selamünaleyküm." Bu sıcakta kucaklaştık. Biz hakikaten sıkı arkadaşız. "Aleykümselam." İbrahim Kurban'ın kaşları her zamanki gibi çatık. "Çok beklettim mi?" Asla dakik olamadım ve sırf bu yüzden uzadıkça uzayan dostluklarım var. "Evet, ama bu bir rekor değil." İbrahim kadar az konuşan ve hazırcevap biri zor bulunur.
Dilara Dilemma da bana en çok resimden, ressamlardan bahsediyordu. Büyük sanat eserlerinin tadma varmamızın önündeki en zorlu engelin, alışkanlıklarımızı ve önyargılarımızı değiştirmek konusundaki
"Bir erkeğin hayatında, yenilgiyi kabul eder gibi yaparak zafere ulaştığı anlar vardır. Bu gerçi kadınların tarzıdır, fakat nadiren erkeklerin de başvurduğu bir yöntemdir... Aylar sonra yakayı ele verdim. Çünkü durum bunu gerektiriyordu. İbrahim Kurban 14'lüyü kafama dayadığında içimden "Bravo Habip Beyciğim, gene başardınız!" dedim. Kendime "siz" diye hitap ederim. Saygınlığın ilk kuralı budur. Kendinizle aranıza mesafe koymazsanız, başkalarından bunu bekleyemezsiniz."
Bir erkeğin hayatında, ömür billah minnettar kaldığı bir ustası vardır. Benim ustam Prof. Dr. Umur Samaz'dı. Rahmetli, olağanüstü bir insandı. Uluslararası ilişkiler uzmanıydı. Bunun yanında, her şeyi bilirdi. Botanik, pullar, deniz savaşları, resim, kriminoloji, Varoluşçuluk, ekonomi, diş macunu, fizik, arıcılık, heykeller, astroloji, yapay zekâ, efsaneler, Nazizm, demiryolları, şifalı bitkiler, elektronik, tiyatro, jeoloji, polisiye, tasavvuf, ormancılık, Rönesans, epistemoloji, eski uygarlıklar, zehirli böcekler, paranormal olaylar... Bütün önemli adamlar gibi o da klasik müzik dinlerdi."Engeller, gözünüzü hedeften ayırdığınız zaman karşınıza çıkan korkunç şeylerdir" gibi laflar ederdi. Ona göre iyi bir yüzücü, gülle de atabilmeliydi; bir kimse uçak kullanabiliyorsa, uçaksavarla isabetli atışlar da yapabilmeliydi; satranç şampiyonları tango yapmalı, kimyagerler fil terbiye etmeli, keman virtüözleri veterinerlik yapabilmeli, beyin cerrahları arkeolojiden anlamalıydı. Amatörlüğe gösterilen sempatiyi hor görürdü.
'Deli, dostunu bulamayan kimsedir. Yalnızlık, deliliğin hammaddesidir. Bir muhatap bulunca, deliliğin çemberinden çıkarız. Mesela kendimi mum sanıyor olsaydım ve biri de cereyanlar kesilince beni yaksaydı, delilikten yırtardım. Yine de insan istiyor ki, bir kişiyle olsun bu 'kalpteki sır', daha doğrusu 'kalbin sırrı' konusunda anlaşabilsin. Birisi ''Evet'' desin, ''Seni anlıyorum. Aynı dert bende de var.