İçimizdeki boşluk “alarak” dolsaydı, yeme, içme ya da alışverişle tamamlanabilirdik. Zaten varoluşsal can sıkıntısı nüksettiğinde dürtüsel olarak ilk yöneldiklerimiz hep bu alma davranışları dikkat ederseniz. Oysa boşluk ancak “vererek”, yani üreterek, yaparak, bağ kurarak, güzel şeylere vesile olarak, iyilikle dolabilir.