Rüveyda

Yakar, bilirim içini gurbet acısı. Kalınca mı zor hasret, gidince mi, söyle kolay hangisi?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kaderde yazılan gelir başa. Allah’a isyan etmem, haddime değil, haşa! Yazılan neyse odur olacak, çırpınmak boşa! Şükredemem diye korkuyorum.
Derdimi taşımak için hibe ettim sırtımı, Eze eze tükettiler, çıkardılar pertimi.
Anlayamadım bu işte bir iş olduğunu, Geç de olsa anladım her şeye geç kaldığımı. Biliyorum niye yalnız kaldığımı, Fark ettim şimdi yaşarken öldüğümü, Yazmam artık bir daha sildiğimi.
Geç de olsa anladım her şeye geç kaldığımı.