Süt, demirden de ağır imiş, biliyor....
Süt, kılınçtan da keskin imiş, öğreniyor...
Sütten yoksunluk, Kraliçe’yi lime lime ediyor...
“Ah ben anne değilim” derken, içinden doksan tane anne çıkıyor...
“Ah benim sütüm yoktur” diye inlerken, göklerden yerlere süt yağmurları sicim sicim iniyor...
Asiye buydu aslında... Bir sevgi okyanusu, bir ümit deryası ve kerimdi aslen Asiye, kerimeydi... Ona bir adım yaklaşana koşarak yanaşan bir ikram kucağıydı... O, ümit kesmeyendi...
... Tüm nehirler özledikleri yere akar. Nil ki Cennetten çıkmadır ve yeryüzündeki tüm akışları , hep cennet derdindendir. Nil’i iyi işit kızım. Cennetten çıkmadır, gene cennete varacaktır parmak uçları. Deniz ise meleklerin taşıdığı bir başka berket yatağıdır.