Tembelliğin Prensi Oblomov...
Rus Edebiyatı'nın önemli yapıtlarından biri Oblomov...
Sürekli yatıp hayaller kuran fakat kurduğu hayalleri gerçekleştirmek için tek bir adım bile atmayan ve "yarın bakarız" dediği işleri, yarın geldiğinde de asla yapmayan İlya İlyiç...Ve Almanların disiplin anlayışına sahip, her işi düzenli olan arkadaşı Ştolts...Tam da aşkıyla Oblomov'u değiştirecek diye ümitlendiğimiz Olga....Hikayenin belirgin üç kahramanı...Öyle ki her işi gibi aşkı da yarım bırakıyor kahramanımız...Risk almaktan, ilerlemekten korkuyor...
Okurken miskinliğine sinir olsanız da hatta ve hatta o sırtından çıkarmadığı hırkasını 60 derecede üç tur yıkamayı düşünseniz de Oblomov'a kızamıyorsunuz...Çünkü hayatı hesaplayarak yaşamadığı için fesatlığa, yalana, menfaate yer yok onun yaşamında...
Kitabı bitirdikten sonra herkesin içinde bir miktar Oblomovluk(tembellik) var diye düşünmeden edemiyor insan...