Bunun içindir ki, bidayette kötü bir itiyada saplanıp da sonradan bununla mücadeleye girişmekten ise, hiç başlamamak hem daha hayırlı hem daha kolaydır. Aşikar ki, bir kötülüğü bidayetten önlemek, vukuundan sonra eserini yok etmekten evladır.
Ruhi otomatizmden başka ailemizden, beraber düşüp kalktıklarımızdan, arkadaşdan, köy ve kasaba gibi içtimai muhitimizden, mesleki hayatımızdan kah bir ihtiyaç, kah bir taklit yolu ile çıkıp yakamıza yapışan huylarımız, dikkat edersek, varlığımızın büyük bir safhasını kaplar. İşte, tahsil ve terbiyenin ve kuvvetli bir iradenin doğrudan doğruya müessir olduğu huylar bu sonunculardır.
Alim gösterişli, insan kılıklı, müfrit nezaketli, üniformalı, fraklı nice insan görürsün ki yerinde ve zamanında hiç beklenmeyen kötülükler kusar. Çünkü kılık, kıyafet, üniforma, frak bedmayeliği sadece gözlerden setreden bir perdedir.