Bir diyeceğim daha var ama size iletmek olanaksız. Bizle bazı şeyler giderek zorlaşıyor. En kocaman hüzünlerin sıcaklığına bile alıştık. Bizimle olmak sizinle olmaktan zor. O zaman, anlayışsızlığınız bizi keskinleştiriyor. Sizin yeni şeyler getirmeye yüreğiniz yetmiyor, bizim bozulmuş olanlara... Mutluluğunuzu tanımlamak için kocaman bir kalabalığı gereksiniyorsunuz.
Duygularımızdan, sevgimizden utanır olduk. Sevgisizliği savunmayı aklı yüceltmek sandık. Pembe suskun çay fincanları kırıldı. Yerlerine, bitkisel yağlarla yapılan akşam kahvaltıları geldi. Eritilmiş lastik tadındaki bu yağları beğenmemek ne demek oluyor?
Ölüme inanmıyoruz ki, ondan korkalım efendim. Ama bir korktuğumuz olmalı; ihtiyarlıktan, çirkinleşmekten korkuyoruz. Aklı savunuyoruz ama güzellikten yanayız. Bize uslu olmayı öğrettiler başta...