Hayatında ne yapmak, nasıl yaşamak istediğine karar verememiş, kötü olayların arka arkaya gelmesiyle depresyona girip ölmek isteyen Nora’ nın arafta kaldığı süreçte geçmişi sorgulaması, yaşamı boyunca duyduğu pişmanlıkları bir gece yarısı kütüphanesinde deneyimlemesi sonucu, hep başkalarının hayalleri üzerinden kendine yol çizmeye çalıştığını anladığında, ne istediğine aslında o zaman karar verebiliyor. Kitap, pişmanlıklarımızı sorgulatıyor; hayatı kendimiz odaklı mı yaşıyoruz yoksa başkalarının hayatları üzerinden mi? Mutlu olduğumuz şeyleri mi yaşıyoruz, yoksa başkası mutluysa bizde mi mutlu oluyoruz?
Anne babaların çocuklarıyla kurduğu bağı, çocuklara başarı ve başarısızlık üzerine verilen yükleri sorgulatıyor. Ben çok keyifle okudum ve sorguladım.
Mora hayatı olduğu gibi kabullenmiş gibiydi; kötü bir deneyim yaşandı diye bütün deneyimlerin kötü olması gerekmiyordu. Hayatını acı çektiği için değil, acıyı dindirmenin bir yolu olmadığına kendini inandırdığı için bitirmek istediğini anlamıştı.
Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflerseniz, başarısızlığa mahkumsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı, davranmayı ve
düşünmeyi hedefleyin.