Sen bu dünyada bir şeyi Allah için terk edersen, Allah çok daha hayırlısını ve çok daha güzelini ahirette sana nasip edecektir. Bundan yana en ufak bir şüphen olmasın; zira. O sözünde duranların en hayırlısıdır.
Hani hicabın ve çarşafından dolayı şu dünyadaki birçok çay bahçesine, restorana ve kafeye gidemiyor ve oralardaki koltuklara rahat rahat yaslanamıyorsun ya, üzülme! Sen eğer bu dünyada iffetini koruyarak muttakiler sınıfında yer alırsan, Allah sana dünyada kafirlerin yaptığından çok daha güzelini ahirette nasip edecek ve seni paha biçilmez sedirler üzerinde kardeşlerinle karşılıklı olarak oturtarak zevk-u sefa sürmeni temin edecektir. Hem de dünyada kafirlerin rahat rahat oturup istirahat ettiğinden çok daha güzel bir şekilde...
Malik b.Enes, Ebu Hazim hadis rivayet ederken, onun meclisine uğradı. Sonra dönüp gitti. Sebebi sorulunca: "Oturmak için bir yer bulamadım ve Rasulullah'ın hadisini ayakta dinlemeyi uygun görmedim" dedi.
İnsanın kalbi barındırdığı inanç,niyet, düşünce, anlayış ve isteğe göre bedeni şekillendirir, hayatı düzenler ve ahlaki yapıyı gündeme getirir... Kalp, rahmani ise, sahibini salihlerden kılar, şeytani ise sahibini insan şeytanlarından birisi haline getirir... Şeytanlaşmış insan, iblisin dostlarından olur ve onun tarafları arasına katılır... "Hizbuş-Şeytan"ın fertlerinden biri haline gelir...
Fani dünya denizinde batmak ve sağlıklı bir şekilde sahile çıkmak için salih amelleri kendine gemiyi yapan, böylece sıhhat ve afiyet içinde kurtulan muvahhid müminlere ne mutlu!