Yine been ve yine kitap alışverişi ☆
Aralarından bazı kitaplar henüz satışa açılmadı 2 hafta içerisinde açılırlar diye düşünüyorum. Ve 3 kitap alma şansım var,özellikle buradaki kitaplar ile ilgili düşüncelerinizi yazarsanız sevinirim☆
Hakan Gündaydan okuduğum dördüncü kitap ne yalan söyliyim içlerinde en az sevdiğim kitabı buydu.Kitapta ki 4 karakterde dengeli bir şekilde işlenmiş hiç birine de ana karakter diyemeyiz.Bu 4 piçin kısa bir süreliğine hayatlarına konuk oluyoruz.Tamamen ortadan dalıyoruz olaya onların hayatlarında ki sıradan bir günle başlıyor olay. Eğer Hakan Gündayın diline aşinaysınız bu kitaptaki dil sizi şaşırtmıycaktır konulardan konulara geçilir uzun uzun cümleler edilir,hiç gerçekleşmeyen olaylar hakkında... Bu duruma aşina olduğum ve dikkatimi dağıtmadağı için asıl sevmediğim kısım olaylardı sanki bitmemesi gereken yerde bitmiş sanki anlatılıp derinleşmesi gereken yerler geçilmişti bir şeyler olmamıştı ya da bir şeyler neden olmuştu? Özellikle sonu tam bir hüsrandı benim için spoiler olmasın ama kitap boyunca anlattığı piçliğin temasına aykırı bir sondu.Ve bu romanın en eksik duygusu "Merak"tı okurken kendimde bir sonra ki sayfa da ne olucak hissiyatını oluşturamadı bende. Birde Hakan karakterinin kafasından salladığı o romanların hepsini okumak istedim bazıları çok orijinal fikirlerdi. Konudan çok saptım Özetlemek gerekirse İlk defa Hakan Günday okuycak birine kesinlikle önermiyceğim ama külliyatına biraz hakimim diyen insanlarada süreklilik aramıyacakları göz gezdirmelik bir kitap arıyorlarsa önerimdir.
İstanbul on altıncı yüzyıldan günümüze kadar sayısız deprem görmüş, birçok bina yerle bir olmuştu. Fakat Süleymaniye ve Şehzadebaşı camilerinin bu depremlerden etkilenmemesi bilim ekibinin dikkatini çekmiş olmalı ki çalışmalarını bu alanda yoğunlaştırdılar.
Uzun ve yorucu bir çalışmadan sonra ilginç ve ilginç olduğu kadar da şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştılar.
Cami, esnek bir zemin üzerinde inşa edilmişti. Herhangi bir sarsıntı anında oynayarak yıkılmaktan kurtuluyordu.
Ayrıca minareler raylı sistem üzerine oturtulduğundan, her yönde zeminle beş derece eğim yapabiliyordu. Bu eğim sırasında ağırlık merkezinden geçen düşey doğrultu, hep yatay düzlem üzerinde kaldığından ince uzun ve zarif minareler sarsıntıdan etkilenmiyordu. Kısaca demem o ki, Süleymaniye'de ve Şehzadebaşı'nda hiçbir şey rastlantısal değil, her şey eğitime dayalı yüksek matematik ve jeofizik bilgisinin ve bu bilgileri bilinçli ve doğru uygulayan, tasarım yeteneğinin sonucudur.
En az beğendiğim Freida McFadden kitabı oldu.
Olaylar belli gibiydi, diğer kitapları 1 günde bitirirken bu kitap birkaç gün elimde süründü. İnşallah yazar daha güzel kitaplar yazmaya devam eder.
Bence okunur fena degil ama okumadiysan eger D kogusu’nu okumani oneririm ilk 😊 yazarin okudugum en iyi kitabi oydu bence simdiye kadar turkceye cevirilenler arasinda
Hakan Gündaydan okuduğum dördüncü kitap ne yalan söyliyim içlerinde en az sevdiğim kitabı buydu.Kitapta ki 4 karakterde dengeli bir şekilde işlenmiş hiç birine de ana karakter diyemeyiz.Bu 4 piçin kısa bir süreliğine hayatlarına konuk oluyoruz.Tamamen ortadan dalıyoruz olaya onların hayatlarında ki sıradan bir günle başlıyor olay. Eğer Hakan Gündayın diline aşinaysınız bu kitaptaki dil sizi şaşırtmıycaktır konulardan konulara geçilir uzun uzun cümleler edilir,hiç gerçekleşmeyen olaylar hakkında... Bu duruma aşina olduğum ve dikkatimi dağıtmadağı için asıl sevmediğim kısım olaylardı sanki bitmemesi gereken yerde bitmiş sanki anlatılıp derinleşmesi gereken yerler geçilmişti bir şeyler olmamıştı ya da bir şeyler neden olmuştu? Özellikle sonu tam bir hüsrandı benim için spoiler olmasın ama kitap boyunca anlattığı piçliğin temasına aykırı bir sondu.Ve bu romanın en eksik duygusu "Merak"tı okurken kendimde bir sonra ki sayfa da ne olucak hissiyatını oluşturamadı bende. Birde Hakan karakterinin kafasından salladığı o romanların hepsini okumak istedim bazıları çok orijinal fikirlerdi. Konudan çok saptım Özetlemek gerekirse İlk defa Hakan Günday okuycak birine kesinlikle önermiyceğim ama külliyatına biraz hakimim diyen insanlarada süreklilik aramıyacakları göz gezdirmelik bir kitap arıyorlarsa önerimdir.