Tıpkı yüzyıllar öncesinden bir Romalının dediği gibi: "Ubi solitudinem faciunt, pacem appelant." Yani, "Girdikleri yeri çöle çeviriyorlar, sonra da barış getirdiklerini söylüyorlar."
1233'te Ertuğrul Bey bir avuç savaşçısıyla mazlumdan yana tavır koyarken 1922de Anadolu'da bir avuç askerle İstiklal savaşı veren Ankaradaki Milli Meclis'in kürsüsünden haykıran milletvekili Ali Şükrü Bey de: "Biz esaret altında inleyen bütün âlemin nasıl kurtarılabileceğini ispat edeceğiz. Onun için bizim sesimizi kısmak istiyorlar. Ama efendiler, göreceksiniz ki biz onların sesini kısacağız." diye haykırıyordu.