Mehmet Aldemir'in Kapak Resmi
Mehmet Aldemir, bir alıntı ekledi.
20 Şub 21:56 · Kitabı okuyor

Peki, bu insanlar işyerlerini niçin değiştirmezler? Ve günün belli saatlerinde yollarda oluşan uzun otomobil kuyrukları... İşyerleri veya evler değişilse, yollar pis benzin kokmaz, dörtyol ağızlarında el-kol sallayan trafik polislerinin de o komik hareketleri yapmaları gerekmezdi. Her taraf o kadar sessiz olurdu ki, boş caddelerde kızma birader bile oynanırdı.

Palyaço, Heinrich Böll (Sayfa 102 - Can Yayınları)Palyaço, Heinrich Böll (Sayfa 102 - Can Yayınları)
Mehmet Aldemir, bir alıntı ekledi.
19 Şub 00:14 · Kitabı okuyor

Bence bu dünyada hiç kimse bir palyaçoyu anlamaz; bir palyaço bile öteki palyaçoyu pek anlamaz.

Palyaço, Heinrich Böll (Sayfa 97 - Can Yayınları)Palyaço, Heinrich Böll (Sayfa 97 - Can Yayınları)
Mehmet Aldemir, bir alıntı ekledi.
18 Şub 16:01 · Kitabı okuyor

Ben Amerikalıların ahlak anlayışını hiçbir zaman kavrayamamışımdır.

Palyaço, Heinrich Böll (Sayfa 98 - Can Yayınları)Palyaço, Heinrich Böll (Sayfa 98 - Can Yayınları)
Mehmet Aldemir, bir alıntı ekledi.
18 Şub 01:11 · Kitabı okuyor

Ve garsonlar, "nazik insan" rolü yapan müşterilerden daha iyi bilirler, nezaketin ne olduğunu.

Palyaço, Heinrich Böll (Sayfa 75 - Can Yayınları)Palyaço, Heinrich Böll (Sayfa 75 - Can Yayınları)

Cümlelerimiz önemli ve değerli hazinemizdir.
Hepimiz kızıyoruz, sinirleniyoruz; ağzımızdan sinirle kötü cümleler çıkabiliyor. Ama yazı öyle değildir. İnsan yazıda düşündüğü düşünceleri akıl ölçeğinden geçirerek yazar, sinir harbi geçtikten sonra yazar. Ama maalesef herkesin iyi kötü kitap okuduğu bu sitede (ağırlıklı olarak) bu durumu göremiyorum. İnsanlar düşünmeden ağzına geleni yazıyor gibiler. Söz bizim hazinemizdir; ama onu boşa harcarsak bizi felakete sürükler.
An itibariyle ülkemizde şiddet ve cinsellik ile alakalı suçlar ve suçlular gündemde. Bizim ülkemizin ve kültürlü, kitap okuyan (burada kinaye amacım yoktur) site üyelerimizin çözümü nedir? Şiddeti şiddetle noktalandırmak!
Freud'un düşüncelerini ilk öğrendiğimde onun sapık - hastalıklı bir kişilik olduğunu düşünmüştüm. Zira yanlış hatırlamıyorsam ana oğul ilişkisinden doğmuştur. Dünyaya gelişi bile mide kaldırmayan bir şey; ama gerçek. Şu anda ise Freud'un düşüncelerine hak vermiyor değilim. İnsanoğlunun içinde bulunan iki önemli dürtü vardır der Freud: Şiddet ve cinsellik. En basitinden bana izlenme rekoru kıran dizi, film, programlardan şiddet veya cinsellik içerikli olmayanı söyleyebilir misiniz? Çok zor. İnsan bu iki unsuru karşı konulamaz bir şekilde istiyor, seviyor. Biliçaltımızda, benliğimizde bu iki unsur da yer alıyor. İd dediğimiz ilkel benliğiyle süper egosu yardımıyla baş edebilen insan bu iki unsuru bastırıyor. Bastıramayan insan ise katil, sapık veya pedofili oluyor. Bu iki unsurun bilinç altımızdan çıkmasını, davranışa geçmesini kolaylaştıran şey nedir? Bunların bahsedilmesi, tekrarlanması, konuşulması. Az önce sitede beş dakikalık dolaşmamda onlarca şiddet sözcüğü gördüm; bunların hepsi en beğenilen paylaşımlardandı. Tekrar soruyorum, şiddeti şiddetle engelleyebilir miyiz? Pedofili hastalıklarını, hastaları öldürerek bitirebilir miyiz? Maalesef küfür ağzından eksik olmayan, cinsellik anılarını kahramanlık hikayesi gibi birbirine anlatan bir toplumuz. Bu şekilde cinsel sapkınlık hastalıklarını azaltabilir miyiz? Çocuğumuza her gün sigara içmemesini 100 kere söyleyelim, aksatmadan. O çocuk emin olun ki günün birinde sigara içmeye başlayacaktır.
Sevgili okurlara sesleniyorum, buraya yazdığımız o iletilerin bir faydası olduğunu düşünmüyorum. Aksine bu hastalıklara meyilli kişilerin aklına takılmasına yol açacaktır. Şu anda en çok bahsedilen kişiler bu sapıklar. İnsanoğlunun kendisi hakkında konuşulma isteği de vardır, bu dürtüsü vardır. Hastalıklı insan için de ön plana çıkması önemlidir, nasıl olursa olsun.
Bizler şiddetin azalmasını istiyorsak iyilikten, güzellikten bahsetmeliyiz. Sapıklıkların bitmesini istiyorsak; çözüm, sürekli bunlardan bahsetmek değildir. Bizim çözüm önerilerimiz yıllardır aynı: "Sallandıracaksın bak üç tanesini , bak bi daha oluyor mu" Yapılmış zamanında ve yine olmuş. Ve bizim istediğimiz çözüm yolu bu mu olmalı gerçekten? İslami tartışamaya hiç girmedim, yine girmek istemem. Sadece şunu söyleyeyim: Kuran-ı Kerim çok geniş, çok kapsamlı kitabımız; peygamberimizin hadisleri, sahabelerin anlattıkları saymakla bitmezken bizim ön plana attığımız konu aynı oluyor. Şeriatın iki veya üç kuralını söyleyip kapatıyoruz konuyu. Gerisi nerede? Bilmiyoruz ki, hırsızın eli kesilir; başka? Buna gelmeden önce değineceğimiz sayısız ayet, hadis varken sadece bundan bahsedersek nasıl bilinçli müslüman olabiliriz?
Yazdıklarım inşallah yanlış anlaşılmaz, ki yazım ve anlatma kabiliyetim iyi olmadığı için büyük ihtimal ya hiç okunmayacak yazdıklarım; ya da yanlış anlaşılacağım. Ben bu suçluları savunmuş değilim. Hatta bu haberleri duyduğumda ben de şiddetle karşıladım. Fakat düşündüğümü düşününce bunları yazıp paylaşmak istedim. Sorunları şiddetle çözemeyiz, sadece anlık durdurmalar sağlarız. En azından kitap sevdalıların dertlerini paylaştığı bu sitede şiddet içerikli çözüm önerilerini görmekten üzüntü duyduğumu belirtmek isterim. Umarım bir kişi bile olsa yazdıklarım anlaşılıp yerine gider. İyi geceler...