Saadeyy

Kalabalığın farkına bile varmadığı kısacık bir an, âşık içinse bir sonsuzluktu bu. Zamanın iki yüzü var, dedi kendi kendine Hayyam, iki boyutu; uzunluğunu güneşin seyri belirliyor, kalınlığını ise tutkular.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Tanrım, tartışmayı, görüşler ileri sürmeyi ne çok seviyorduk. Haykırışları, ağız dalaşlarını. Ama soylu dalaşmalardı bunlar. Fikirlerimizin olaylarını seyri üzerinde bir ağırlığı olabileceğine içtenlikle inanıyorduk.
Sayfa 30·Kitabı okudu
"Hepimize çok fuzuli gelen bu tarlada kulübe, kulübede yatak olayı, ne basit ne insancıl ne küçücük bir hazzı yaşama arzuymuş aslında. Çocukluğunda çalışmış, gençliğinde çalışmış, hep çalışmış, çalışmaktan başka bir şey bilmemiş bir adamın kendini mutlu etmek için kurduğu bir divanı fazla görmüşüz. Şimdi düşünüyorum herkesin hayali dağ başında bir kulübe bir sıcak yatak. Yaşamak sadece şehir insanının hakkıymış gibi bir kanı var hepimizde."
Sayfa 20·Kitabı okudu
Kalabalığın farkına bile varmadığı kısacık bir an, âşık içinse bir sonsuzluktu bu. Zamanın iki yüzü var, dedi kendi kendine Hayyam, iki boyutu; uzunluğunu güneşin seyri belirliyor, kalınlığını ise tutkular.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Karanlıkta homurdanarak iniyor merdivenden: - Hiçbir şey görmek mümkün değil. Başım gözüm yarılacak! Merdivenin yukarısında Alan'ın sesi duyuluyor: Ama baba, karanlığa lanet edeceğine düğmeye bassana.
Sayfa 16·Kitabı okudu