Sakinim ve Tanrı biliyor ki, ölüme her zaman daha iyi bir yaşama geçiş olarak bakmışımdır, şimdi de öyle bakıyorum, fakat neden gözyaşlarına boğuluyorum?
İnsani değerlerini kaybetmiş(vicdan, merhamet, şefkat, adil olma, empati kurabilme, fakiri hakir görmeme, güce tapmama daha sayabileceğimiz bir çok şey...) veya hiç bi zaman bu gibi değerlere sahip olamamış, insanlıktan nasibini alamamış insanlarla bir arada yaşamak derdim...
güç ve yorucu çünkü...
Bana bir kere bile gerçekten vurmadığın da doğru. Ama bağırman, yüzünün kızarması, pantolon askılarını telaşla çözmen, bunların iskemlenin sırtında hazır beklemesi benim için neredeyse daha da kötüydü. Sanki birinin asılması gibiydi. İnsan gerçekten asılırsa ölür ve her şey biter. Ama asılması için yapılan bütün hazırlıkları yaşamak zorunda bırakılır ve ancak ilmek yüzünün önünde sallanırken affedildiğini öğrenirse, bütün hayatı boyunca bunun eziyetini çekebilir.