Mimar Sinan

Mimar Sinan
@Sadrazam123
17 Eylül
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Sen evliyayı seviyorsan, sende bir hayır var demektir. Evliya seni seviyorsa, sende bir sır var demektir. O sırra layık olursan, seni Hak dostları kuşatır. O dostların himmetiyle, gönlün nura boyanır. Nura boyanan gönül, hakikatin kapısını aralar. O kapıyı bulan, dünya nimetlerinden geçer. Dünyadan geçen, Hakk’a yönelir. Hakk’a yönelen, ebedi huzuru bulur. Ebedi huzuru bulan, kalbinin sahibini tanır. Kalbinin sahibini tanıyan, O’ndan başkasına gönül vermez. Gönlünü yalnız O’na veren, aşkın hakikatine erer. Aşkın hakikatine eren, nefsin zincirlerini kırar. Nefsini terbiye eden, sabır ve rızayla bezenir. Sabır ve rızaya eren, kaderin sırrına vakıf olur. Kaderin sırrını çözen, imanın hakikatini yaşar. İmanı hakikatle yaşayan, dünyada sultan, ahirette aziz olur. Böylece yolun sonu vuslata çıkar, seven sevdiğine kavuşur.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aşıkların tarif ettiği tüm yollar iki kaşının arasına çıktı! Arifler böyle salık verdi, kitaplar bunu yazdı. "Aşkın son geçidi imiş o KARA KAŞLAR." Öncesi sır, sonrası meçhul, Kim çözer bilmecesini? Bir çizgi değil, bir kadermiş, Bakmasını bilene… Gönüller Sultanı buyurdu: "Ey aşka düşen, ey kendini arayan! Sonsuzluğa varmak istersen, Bir nazar kâfidir erbabına." Gavs’ın himmetiyle açılır perdeler, Mevlana’nın aşkıyla yanar sineler. O kara kaşlar mı? Bir vuslat kapısı, bir sır eşiği… Seven geçer de kaybolmaz, Kaybolan geri dönmez, Zira o yol, Hakk’a çıkan yoldur.
Öyle bir mürşide biat ettim ki, onun her hâlinde Nakşibendî büyüklerinin izzet, vakar, heybet, letâfet ve nezaketini gördüm. Onun bakışı, Abdülhalik Gucduvânî’nin derin hikmetini hatırlatırken, bir tebessümü Bahâeddin Nakşibend’in şefkatini hissettirirdi. Her sözü, İmam Rabbânî’nin kelamındaki hakikat gibi ruha işleyip kalbe huzur verirdi. Onun irşadında Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin ihlası ve manevî derinliği vardı. Seyyid Abdullah’ın ihsan nazarı, Şeyh Seyyid Tâğî’nin vakar ve azameti, Şeyh Seyyid Sibğatullah Arvâsî’nin derin tasarrufu ve feyzi, Şeyh Abdurrahmân et-Tâhî’nin hâli ve kavliyle öğrettiği teslimiyet, Şeyh Fethullah’ın feraseti hissedilirdi. Onun sohbetlerinde Şeyh Muhammed Diyâuddîn’in derin marifeti, Şeyh Ahmed el-Haznevî’nin ihsan şuuruyla dolu nasihatleri yankılanırdı. Şeyh Seyyid Abdülhakîm el-Hüseynî’nin sekineti, Şeyh Seyyid Sultan Muhammed Râşid el-Hüseynî’nin ümmete olan şefkati ve muhabbeti, Şeyh Seyyid Abdülbâkî el-Hüseynî’nin manevi himmeti kendini hissettirirdi. Bu yüzden ona yönelen her kalp, geçmişin büyük mürşidlerinin rahmet kokusunu duyar, onların yolunu süsleyen edep ve ihsanı yaşardı. Onun izinden gitmek, mana denizinde bir inciye ulaşmak gibiydi; ne kadar derine inersen, o kadar çok hakikate ererdin.
Sen evliyayı seviyorsan, sende bir hayır var demektir. Evliya seni seviyorsa, sende bir sır var demektir. O sırra layık olursan, seni Hak dostları kuşatır. O dostların himmetiyle, gönlün nura boyanır. Nura boyanan gönül, hakikatin kapısını aralar. O kapıyı bulan, dünya nimetlerinden geçer. Dünyadan geçen, Hakk’a yönelir. Hakk’a yönelen, ebedi huzuru bulur. Ebedi huzuru bulan, kalbinin sahibini tanır. Kalbinin sahibini tanıyan, O’ndan başkasına gönül vermez. Gönlünü yalnız O’na veren, aşkın hakikatine erer. Aşkın hakikatine eren, nefsin zincirlerini kırar. Nefsini terbiye eden, sabır ve rızayla bezenir. Sabır ve rızaya eren, kaderin sırrına vakıf olur. Kaderin sırrını çözen, imanın hakikatini yaşar. İmanı hakikatle yaşayan, dünyada sultan, ahirette aziz olur. Böylece yolun sonu vuslata çıkar, seven sevdiğine kavuşur.
Şeyhim, ben sizdeki o teslimiyet nuruna vuruldum. Çünkü o nur, yolumu aydınlattı. Çünkü o hal, bana kulluğun özünü öğretti. Eğer yürüdüğüm bu yol Hakk’a çıkıyorsa, bu ancak sizin sadakatinizin ve ihlasınızın bir tecellisidir. Allah beni bu yolda sabit kılsın, sizi de her an rahmetiyle sarsın. Himmetinizle gönlüm dirilsin, nazarınızla kalbim huzur bulsun. Rabbim sizden razı olsun ve adımlarınızı daim nurla bezesin! Gönlüm, sizin irfanınızla dirildi, kalbim, nazarınızla huzur buldu. Sizden süzülen hikmet deryasında yıkanan ruhum, şimdi daha saf, daha teslim… Her adımımda sizin rehberliğinizle Hakk’a yürümek, en büyük niyazım. Eğer bu can, sadakatinizin ikliminde filizleniyorsa, Eğer bu nefes, ihlasınızın nefesiyle yankılanıyorsa, Bilirim ki bu, Rabbimin size lütfettiği inayetin eseri. Himmetinizle kalbim aşk-ı Mevlâ’ya kavuşsun, Sözlerinizle ruhum kemale ersin, Dualarınızla nefsim tezkiye bulsun. Allah sizi nuruyla sarsın, yolunuzu daima Hak’la bezesin, Ömrünüzü feyizle, muhabbetle ve vuslatla taçlandırsın. Rabbim sizin gibi salih kulları bu ümmetten eksik etmesin.