Merve Ayan

Merve Ayan
@Sahildebirokur
Ben, yani hiç kimse.
English Teacher
İstanbul
1991
416 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·132 syf.··
2026 7. kitabı
Marcus Aurelius’un Kendime Düşünceler eserini okuduğumda, kitabın temel olarak insanın kendi iç dünyasını disipline etmesi gerektiğini ve bunu başardığında hem bireysel huzura hem de toplumsal uyuma ulaşabileceğini savunduğunu düşünüyorum. Yazarın, dış olayları kontrol edemeyeceğimiz fakat onlara verdiğimiz tepkileri yönetebileceğimiz fikrini oldukça güçlü ve gerçekçi buldum. Ancak yer yer bu yaklaşımın insanın duygusal karmaşıklığını biraz fazla sadeleştirdiğini ve her durumu yalnızca akıl süzgecinden geçirmeyi mümkünmüş gibi sunduğunu hissettim. Yine de kişinin kendi zihni üzerinde çalışmasının kaygıyı azaltabileceği ve daha dengeli bir yaşam sağlayabileceği fikri bana anlamlı geliyor. Yine de bu kadar tanrı bağlamı olması, bu kadar kollektif yaşamın tamamen doğru bulunması doğru gelmedi. Kitap, mutluluğu dış koşullardan çok insanın karakter olgunluğuna bağlaması açısından etkileyici; fakat bunu uygulamanın pratikte düşündüğüm kadar kolay olmadığını da fark ediyorum.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,8bin okunma
10/10
·432 syf.··
2024 31. kitabı
Sürekli ordan oraya, bir düşünceden diğerine, bir konumdan başka bir yere, eskinin yanından yeninin yanına, kalabalıktan yalnızlığa koşuşturduğum şu süreçte bu kitap yanımdaydı sürekli. Bazen bi şarkı oldu, bazen bir mucize, bir işaret… Bir kitaba başlarken hep onu seçmemde bir mana olduğunu bitirdiğimde farkederdim, bu sefer süreçte farkettim elimin gittiği bu kitap, elimi tutmak içinmiş.
Uyanış YolculuğuÇağatay Özdemir · İndigo Kitap · 2022140 okunma
10/10
·504 syf.··
2024 26. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2024 20:32
Osmanın günlüklerine mektupla cevap vermek istedim. Sevgili Osman; O çok eleştirdiğin, nefret ettiğin Narsist babanın etkisinde belki de bi polar bir birey olarak intihar ederek son verdin hayatına. Evet senin de farkında olduğun üzere seni bitiren korkularındı ama asıl bitiren ‘yarı farkındalığın’. Yarı farkındalık hiç farkında olmamaktan kötüdür. Yarı farkındalık insanı harekete geçmekten alı koyar nasılsa farkındayım rahatlığıyla sürdürürsün hayatını, aslında sürdüremezsin. Yine o babanın etkisinde mükemmeliyetçilik yüzünden asla başladığın işi bitiremeyip, hep hayal dünyanda yaşadın. Babadan görmediğin sevgi şefkati insanlara hayır diyemeyerek onlarda aradın. Üstelik bağ kurmaktan kaçtın, korktun. Keşke korkularının üzerine gidip rezil olsaydın bir kere, kavga etseydin, terk edilseydin. Aslında biliyorum çözülecek miydi her şey hayır belki de ama insan senin iyi olmanı düşünmekten kendini alıkoyamıyor. Kitabı bir kaç sene önce okumaya kalksam belki okuyamaz, belki Osmanı yargılamaktan sinir olurdum. Bazı konularda güzel yollar katettiğimi Ayfer Tunç’un bu romanı sayesinde anladım. Akıcı ve içeriği dolu bir romandı.
Edebiyat
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2024 22. kitabı
Hem çıtır çerez olsun hem edebi yönü de tatmin etsin diyorsanız
Julia May Jonas
Julia May Jonas
kalemini, dilini ve kurgusunu sevdim ben. Ellili yaşlarında edebiyat profesörü olan bir kadının evliliğe bakışı, çocuk yetiştirişi onunla iletişimi, baş rol Vladimir’le sohbetlerinin dışında içsel konuşmaları oldukça ufuk açıcı ve samimi. İyi okumalar.
VladimirJulia May Jonas · Domingo Yayınevi · 2023264 okunma
Puan vermedi·779 syf.··
2024 20. kitabı
·
93 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2024 18:01
Spoiler içermez!! İçinde en az 20 karakter olan bir roman okumaya hazır olun. Öncelikle ilk kez Dostoyevski okuyacaklar için tavsiye değildir. Çünkü İnsancıklar romanı ile arada 40 yıl var ve bu edebi deneyimi bir anda algılamak zor olabilir. Roman Prens Mışkin ana karakteriyle başlıyor. Sara nöbetlerinden dolayı tedavi gören Mışkin aslında Dostoyevski’nin gerçek hayattaki yansımalarından biriydi. Dostoyevski sanki sara hastalığını bilincin açılması, adeta evrilmesi gibi görüyor, ve bu bana tıpkı benim panik atak krizlerine olan bakış açımı hatırlattı. Yine aynı zamanda her karakter aslında kendisinden bir özellik taşıyor. Kumar bağımlısı karakter de eksik olamazdı tabi. Ama benim en sevdiğim Dostoyevski özelliklerinden biri kadın karakterleri hep sağlam duruşlu, güçlü, akıllı olarak yazmasıdır. Hiç biri sadece evde oturan kadınlar değil, kendilerini bilen yeri geldiğinde tepkisini kendi karakteri ölçüsünde veren sessiz kalmayan kadınlar… Bir diğer yandan bu tarz romanlarda çeviri çok önemli, uzun roman okuyamıyorum diyen Ergin Altay çevirisi ile okumamıştır bu kitabı.
Edebiyat
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma