Dedemin birbiri üzerine yaslanmis kalin kitaplardan olusan bir kütüphanesi vardi. Kitap tozu ve tutkal karisimi „ruhani“ bir kokuyla bezenmis bu sükûti mekâna içimde çok garip fisiltilarla süzülürdüm her seferinde.
Gecenin ücü. Karanlik, aydinliga kavusacagi anin sabirsizligini yasiyor. Sanki. Bana öyle geliyor. Belki de tam tersi... Küsmüsler. Karanlik aydinliga sirtini dönmüs, bilmiyorum. Ama bir seyler var ikisi arasinda, seziyorum. Münazara mi ediyorlar, muhabbet mi demliyorlar; pek anlamiyorum. Ama var bir sey, seziyorum.