اَللَّهُمَّ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ الْمَنَّانُ بَدِيعُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ ذَا الْجَلاَلِ وَالْإِكْرَامِ.
“Allah’ım! Senden başka ilah yoktur. (Sen), Mennân’sın (Çok nimet verensin), gökleri ve yeri yokken vâr edensin, celâl ve ikram sahibisin. (Sen’den talepte bulunuyorum)” Bu duayı işiten Peygamber (s.a.s.), ‘O’nun Allah’a ne ile dua ettiğini biliyor musunuz? Allah’ın ism-i a‘zam’ı ile dua etti ki, onunla dua edildiğinde, Allah kabul eder ve onunla istendiğinde verir.’ buyurdu.” (Tirmizî, Deʽavât, 100 [3544]; Nesâî, Sehiv, 58 [1300])
Hz. Musa (as) "Rabbim senden gelecek zerre hayra muhtacım" dedi.
Hz. Nuh, "Ben yenildim, yardım et" dedi.
Hz. Lut, kavmine "Keşke size yetecek güce sahip olsaydım" dedi.
Hz. Meryem annemiz "Keşke ben bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim" dedi.
Hz. Yunus "Ben kendine zulmedenlerden oldum" dedi. Ayette bildirildiğine göre "içi kahır doluydu".
Hz. Eyüp "Şüphesiz ki ben derde uğradım" dedi.
Hz. Yakup "Ben hüznümü ve kederimi yalnızca Allah'a arz ederim" dedi.