Samet Sedef

Samet Sedef
@Sametsedef
İnsanın tek başına üstesinden gelebileceği şeyler hafif rahatsızlıklardır, kendi benliğini yabancı bir şey gibi karşısına alan nevrozlar asla bunlar arasında değildir. Nevrozun üstesinden gelmek için ötekine ihtiyaç vardır ve nevroz öteki yardım edebildiği ölçüde iyileştirilebilir.
Reklam
Günümüzde revaçta olan ve çocukların ifadelerinin istisnasız keyfi ve güvenilmez olduğunu söyleyen görüşe katılmiyorum. Ruhsal yaşantıda keyfilige katiyen yer yoktur. Çocukların ifadelerindeki güvenilmezlik, fantezilerinin baskın olmasından, yetişkinlerin ifadelerindeki güvenilmezlik ise önyargılarının baskın olmasından kaynaklanır. Kaldı ki çocuklar sebepsiz yalan söylemezler ve genel itibariyle hakikat sevgisine büyüklerden daha yatkındırlar.
Rüyalar gibi nevrozlar da aptalca şeyler söylemekten uzaktır.
Çocukların ifadelerindeki güvenilmezlik, fantezilerinin baskın olmasından, yetişkinlerin ifadelerindeki güvenilmezlik ise önyargılarının baskın olmasından kaynaklanır.
Hans her gece uykuya dalmadan önce haz almak amacıyla penisiyle oynadığını itiraf etmişti. "İşte," diyecektir aile hekimi, "şimdi her şey anlaşıldı." "Çocuk mastürbasyon yapmıştır, kaygısının sebebi budur." Biraz yavaş! Çocuğun mastürbasyonla haz elde etmesi bize kaygısının nedenini asla açıklamadığı gibi meseleyi daha da esrarengiz hale getirir. Ne mastürbasyon ne de herhangi bir tatmin asla kaygı durumlarına yol açmaz. Buna ilaveten, şimdi dört yaş dokuz aylık olan Hans'ımızın bir yıldan beri her gece bu zevki kendinden esirgemediğini varsayarsak, şu sıralar bu alışkanlığı bırakma mücadelesi için de olduğunu ve bu durumun bastırma ve kaygı oluşumunu daha iyi açıkladığını görebiliriz.
Reklam