"Insan daha yüksek bir idrak mertebesine eriştiği vakit"diyordu,"Ne haramdan dem vurur,ne helalden. ne Cennet ister,ne cehennemden ürker. imanın özüdür Aslolan;şekli şemaili,kabuğu kisvesi değil."
Hayatımızın bir haritası varsa şayet,yollarda değil yol ayrımlarında çizilmekte. iki şey arasında tercih yaptığımız o kısa,kısacık anlarda. göz açıp kapayana kadar değişir kaderimiz,tek bir kararla.
Nedendir açılıvermemiz birdenbire Hiç tanımadığınız bir insana? Nedendir dile getirmemiz daha evvel kimselere söylemediklerimizi,başkasına değil de,tek ona? Kalbimizi gümüş tepsi içinde ikram edercesine bir yabancıya göstermemize Sebep nedir?
Hürrem'di ismi ama niceleri ona "Cadı" diyordu. Hayranları da çoktu,düşmanları da. Sultan'ın hoşafına iksir koyarak,yastığını tütsüleyerek,dolunayda kıyafetlerini düğümler atarak onu büyülediği söylenirdi. Süleyman 300 yıllık teamülü ihlal ederek onunla öyle şaşaalı bir merasimle evlenmişti ki şehirdeki her meyhane,kerhane, esrarhane ve şimdilerde açılan kahvehanede bu konuşuluyordu.