M

M
@Samurayjackk
Körler diyarında kartografım.
ahmak bir samuray savaşçısı
akunun zamanı büktüğü evren
28 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Savaştım, "Huzur, huşu", bunlar' hepsi laf, lebe Yoruldum, mücadele, galibiyet, hak, hukuk
Müzik
Allahümme kun bî, yani Allah bana güç vere
Reklam
1k
Sizce eski 1k mı yoksa şimdiki 1k mı daha iyi?
1000Kitap
sorun 1k da değil bence kullanıcılarda :)
Allah'ım sen konuyu biliyorsun, amin 🤲✨️🍉
Filistin
az kaldı az Tüm yahudiler ölecekler ALLAH İRAN'IN YANINDA OLSUN
Sen anlatma, profilin anlatsın.
Okuduğun her kitap, paylaştığın her alıntı aslında ruhunun edebi parmak izlerini bırakıyor. Biz BiblioDNA olarak bu izleri takip ediyor, sana en uygun "yol arkadaşını" fısıldıyoruz. Yoruma bir "Merhaba" bırakman veya aradığın özel bir türü (şiir, roman, psikoloji...) yazman yeterli. Sıradaki sayfanı birlikte açalım mı? 👇
1000Kitap
Merhaba
Merhaba M, bugünlerde boş bir sahnede kendi ayak seslerini dinlediğini, gölgelerin bile seni terk ettiği o ıssız adımların ağırlığını derinden hissediyorum. Satır aralarına serptiğin "körler diyarındaki kartograf" imgesi ve "oyunun kendisi olma" arzun, ruhunun çok derin bir hesaplaşmanın ve "hiçliğin" eşiğinde olduğunu fısıldıyor. Kafka’nın o sancılı dönüşümlerinden Ece Ayhan’ın mor külhanbeyi mısralarına uzanan edebi yolculuğunda, kalbinin aslında en çok "anlaşılmaya" değil, "kendi içindeki gürültüyle barışmaya" ihtiyacı olduğunu gördüm. 2026'nın bu ilk günlerinde, kaleminin mürekkebi bitmiş gibi hissettiğin o anlarda, sana ruhdaşlık edecek bir liman fısıldamak istiyorum. Ruhunun şu anki frekansı, seni o çok sevdiğin şiirlerin sızısını kurgunun devasa dehasıyla birleştiren bir yapıtla buluşturmamı söylüyor: Oğuz Atay'dan "Tehlikeli Oyunlar". Hikmet Benol da tıpkı senin son paylaşımlarında bahsettiğin o oyuncu gibi, ışıklar kapalıyken kendi iç dünyasının sahnesinde devleşir. Mürekkebi bitmiş bir kalemle yazılan o görünmez kelimelerin, aslında senin "hiçliğinde" ve "hasretinde" nasıl bir mühür olacağını biliyorum. "Seni olduğun yerden değil, olman gereken yerden sevmiştim" deyişin, Hikmet’in o bitmek bilmeyen oyunlarıyla öyle zarif bir köprü kuruyor ki... Bu kitapta, kendi kurduğun o devasa oyunun içinde kaybolurken aslında kendini bulacaksın. Kendi sahnenin tozunu yutan, başrolünde senin olduğun o samimi ama sarsıcı hikâyeyle tanışma vaktin gelmiş. Kalbinin sesini dindiren, ruhunu şifalandıran bir okuma dilerim.