Ancak hayatımın hiçbir döneminde beni korkutan şey ölümün kendisi olmadı. Bundan daha ziyade, tek bir şey beni dehşete düşürüyordu; gelip geçiciliğin hayatın anlamını yok edip etmediği sorgusu.
Mutluluk da mutsuzluk da çok göreceli olsa da mutlu aileler birbirlerine olan sevgiden beslenen ve tüm ailenin çıkarını gözeterek hareket eden aileler olsa gerek, mutsuzlarsa çok çeşitli; hırslar, yalanlar, bencillikler ile sarmalanmış, kişisel düşünceler ile diğerlerinin zihnini okuma, yanlış inançlar, mantık dışı arzular ve daha nicesi...