Bizim durumumuz, daha isabetli bir tabirle , benim tasavvurum olan münasebetimiz, kendine özgüydü.
Sen ulaşılmaz olandın, benden habersiz hayatını yaşayandın.
Ben yeryüzü sahnesinin kıyısında kalandım, hayatı hayal penceresinden seyredendim.
Sen kendi gerçeğini yaşıyordun, ben seni hayal ederek çürüyordum…
Hepsi bu.
Manayı kaybettik. Manaya yer bırakmayacak derecede bu dünyanın cümbüşüyle mest olmuş bir çağda, sun’i coşkunluklarla kaygılar arasında savrularak tüketiyoruz ömrümüzü.