Bazı ilim adamlarına, bilhassa Macar kökenli olanlarına göre, "kürt" bir Türk boyunun adıdır ve M.S 7. asırda Orta-Asya'da yaşayan ve oradan ayrılarak tâ Macaristan'a da ulaşan "Turani" bir gruptur. Nitekim, Elegeş'te bulunan "Kürt El-Kan'ı Alp Urungu'nun anıtmezarı" bunun en açık delilidir. Ancak "kürt" olarak nitelenen bu Türk boyunun nitelenen Guttiler ile ne de Karduklar ile bir ilgisi vardır.
"Harem padişahın dilediği kadınla yatması için düzenlenmiş bir kurum değildir. Mimarisi bile buna göre düzenlenmemiştir. Padişahın cariyeleri görebilmesi ve aralarından birini seçebilmesi mümkün değil. Kapılar daireler ve geçişler buna göre planlanmamış. Cariyeler yirmibeş kişilik koğuşlarda yatıyor; üst katta yatan kalfaların sıkı denetimi söz konusu... Padişahın kalkıp cariyeler bölümüne geçmesi için kuş olup uçması lazım! Harem bir üniversite gibi düşünülmüş cariyeler ise öğrenci. Zaten cariyelerin yaşadığı bölümün kapısında "Allah'ım bize de hayırlı kapılar aç" yazıyor ve bu yazı doğrultusunda çoğu padişah tarafından çeyizleri verilip evlendirilmiş. Çünkü cariye köle değil, cinsel köle hiç değil bence doğru deyim cariyenin padişahın evlatlılığı olduğudur ve gerçekten de evlatlık gibi hoş tutulup iyi eğittikleri anlaşılıyor.