Saydâlani

Kalbinizi yumuşatın ama iradeniz sert olsun ,kelimelerinizi yumuşatın ama nüfuzunuz kuvvetli ve derin olsun
Reklam
Ben artık insanların benim hakkımda ne düşündüğünü önemsemiyorum. Olumlu da olsa önemsemiyorum olumsuz da olsa önemsemiyorum. Bu olumlu da olabilir olumsuz da olabilir. Sonuçta bu benim sorumluluğumda olan bir şey değil. Ben bu eylemden bağımsız, onun dışındaki bir varlığım. Bu tamamen başka insanlara ait bir düşünce eylemi. Dolayısıyla bu eylemden o eylemin sahipleri sorumlu. Saygı duyuyorum... Bu şekilde düzenli bol bol tekrar... Sonuç: zihnin özgürleşmesi... Geriye uğraşacak tek kişi kalır: kendimiz...
"Bütün dünya bir sahnedir, bütün erkekler ve kadınlar sadece birer oyuncu; girerler çıkarlar. Bir kişi birçok rolü birden oynar. Bu oyun insanın yedi çağıdır." W. Shakespeare Ek olarak bu sözlere nacizane şunları eklemek isterim. Bu roller sürekli değişkenlik gösterir ,her saniye her an .. Öğrenci ,kadın,anne,kız çocuğu,abla ,kardeş,birey,kul ... diye sıralanır Rabbimiz tarafından bahşedilen roller. Önemli olan burda bu rolleri ne kadar güzel ve iyi oynamaya çalıştığımız ,ne kadar hakkını verip rolumüzü en güzel şekilde oynadığımızdır,kimlerin mentorlüğünde ilerledigimizdir. Ve bizi izleyen bir yönetmen ,yapımcı yaratıcı vardır. Bize bahşedilen sorumluluğumuzun bilincinde olarak izleyici olmayı değil başrol oyuncusu olabilmeyi yeri geldiğinde kendimizi bir seyirci gözüyle dışardan izleyebilmeyi öğrenmeli ,en güzel şekilde oyunumuzu oynayıp sahneyi zamanı geldiğinde en güzel şekilde teslim edebilmeli ve geriye baktığımızda içimiz hoşnut olacak şekilde ayrılabilmeliyiz.
Başkalarını eleştireceğimize onları anlamaya çalışalım. Onların yaptıkları şeyleri ne için yaptıklarını araştıralım. "Her şeyi bilmek, herşeyi affetmektir." Doktor Johnson'un söylediği gibi: "Allah bile insan- ların hayatı son bulmadan, insanları yargılamıyor." Öyleyse bize ne oluyor?
Gerçek müslüman namazdan sonra hemen dünya işlerine dalıp, hayatın sürükleyici cereyanına kapıl- maz. Tam tersine onun namazdan sonra Sünneti Mu- tahherenin emrettiği istiğfar, zikir ve teşbihleri var- dır. Namazdan sonra bütün kalbiyle huşu içinde Al- lah’a, dünya ve ahiret hayırları vermesi için dua ederek yönelir. Ve işlerinde kendisini başarılı kıl- masını ister. Böylece namaz ruh temizliği, kalb ince- liği ve nefis arılığı içinde rolünü eda eder. Bütün bun- lardan dolayı Resulallah (sav) şöyle buyuruyor: «Namaz gözümün nuru kılındı»
Reklam