Biz insanlar hepi topu yetmiş yıllık bir ömrü ,tutunacak dal ,sığınacak liman,boğulacak deniz aramaya harcayan zavallıcıklar;türlü hatalara diyet niyetine ömrümüzü eritiyor, labirentteki fareler misali çıkış yolları ararken kaybolmanın ve kaybetmenin kederinden, bulmanın neşesine daireler çiziyor olabilir miydik?
İnsanlar müsaitliği sadece zaman sanıyor.Evdesin diye telefonu gördün diye cevap verecek halde olduğunu düşünüyorlar. Oysa insanın bazen vakti var ama tahammülü yok,takati yok. Her görünen boşluk herkese açık bir kapı değil. Öyle ki bazen insanın kendine bile kapalı o kapılar..
Şimdi bir kaza olsa ve hep beraber ölüversek diye geçirdim içimden. Ayrı ayrı yazılmış hikayelerimiz bir toplu mezarlığa atılacak, her şey yarım kalacaktı. Oysa herkes, başı ve sonu olan bir roman sanıyordu hayatını..