Kendisinin bata çıka yürüyüp geçtiği hayatın çamurlu yollarındaki tek Bir pisliğe bile tanık olsa dehşetten ölecek kadar hassas o denli korunmuş o derece uhrevi bir hayalet kadar solgun kızı duyduğu aşkın bilincine vardı...
İşte sen o çamurdan çıktın Martin Eden
Gözlerini büyük bir parlaklığa açarak arıttın omuzlarını yıldızların arasına soktun hayat her yerde ne yapıyorsa sen de onu yaptın içindeki maymunla kaplanı öldürdün en büyük güçlerin en yüce mirasını söküp aldın ellerinden...
Burada duramazsın devam etmek zorundasın biliyorsun ki sonuna kadar gitmek zorundasın.
Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya bütün hayat her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. Hissediyorum ama anlatamıyorum. Bunun ne kadar büyük bir şey olduğunu biliyorum ama konuştuğumda bir bebeğin ıngaları gibi ses çıkıyor ağzımdan