İnsanlar birbirlerine yardım etmeyi çoktan bırakmış. Herkesin tek derdi vicdanını rahatlatmak. Sokakta mendil satan çocuğa para vermek bize zor gelir, onun yerine sosyal medyada mendil satan çocuğun fotoğrafını paylaşmak yeter onlara.
*SPOILER ALERT!*
Sanırım güzel yanlarından başlamak daha iyi olacak. Öncelikle kitabı okuduğumda bir kez daha Burak Aksak abinin ne kadar "doymuş" /kendini geliştirmiş bir insan olduğunun bir kez daha farkına vardım. Kalemi o kadar samimi ve bizden ki. "Bir" kelimesini "bi' " diye kısaltarak yazmasını da ayrı sevdim çünkü ben de gerek yaptığım çevirilerde gerekse yazdığım denemelerde kullanmayı pek severim. Dahası dizisini izlemiş olanlar -özellikle defalarca izlemiş olanlar- kitabı okurken cümleleri karakterlerin sesiyle okumaya başlıyor istemsizce ve bu harika bi' şey. Yani en azından kendi açımdan :) Gelgelelim kii..
Önce dizisini defalarca izleyip sonra kitabını okumak pekala kötü bir fikirmiş. Zira arkadaşlarımın "okuma bak pişman olursun" uyarılarına kulaklarımı kapatıp başladım okumaya. Kitabın sonlarına doğru her şey yolundaydı. Sonra Yaviz abinin öldüğü yazıyordu. İnanamayıp bir kez daha okudum ve yıkılışım tam o an oldu. Leyla'nın ölümünü zaten bekliyordum fakat Yaviz abi... Gönlüm o kadar buruk ki hala. Hele giderken "Aşk olsun ben öyle bi'insan mıyım?" demesi son darbeyi vurdu. İçimden dedim "Burak Aksak bey sizin kaleminizden çıkanla gözünüzün gördüğünün aynı şey olmadığının farkında değil misiniz siz? Yaviz abiyi öyle laaaps diye öldürmek neamiş ya?" Çok çok kırgınım kendisine. Umarım siz benim gibi böylesine boşluğa düşmezsiniz okuduğunuzda. Keyifli okumalar tabi mümkünse!
"Belki başka bi' zaman başka bi' yerde. Sonuçta yarım kalan her şey tamamlanmaya muhtaçtır."
Leyla ile MecnunBurak Aksak · Küsurat Yayınları · 201817,5bin okunma