Kendime not: Sürekli tam olmayı istemek, mükemmeli arzulamak, eksiksiz ve kusursuz bir düzen hayali zihni ve takati yoran olgular. Sonu olmayan bir yolda, yolun sonunu görmeyi arzulamak gibi bir şey. Yıpratır ve yorar. Ne diyordu şair: Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği.. Bundan vazgeçmeliyim. En azından çabalamaya, uğraşmaya, denemeye çalışmalıyım.. Zira hiçbir zaman tam olamaz insan, her zaman muhakkak bir şeyler eksik kalacaktır. Ki kalmalı da. Hayat bu zaten. Eğer tam olma haline ulaşırsak, kalan ömür nasıl yaşanır. Hayat demek, yolda olmak demek. Yürüdüğün bu yolun seni yıpratmasını istemiyorsan da anda kalmayı ve gereğince esnek olmayı bilmelisin. 🌙
Bavulumuzu toplayıp gitmek çözüm değil belki ama bu kadar değersizleştirildiğimiz bir iklimde kalıp mücadele edecek derman da bırakmadılar. Her taşın altına elimizi koyarken, o taşların altında ezilmemizi izleyenlere yazıklar olsun..
Peygamber Efendimiz kendisinde câhiliye alâmeti gördüğü Ebu Zer hazretlerine: “Ey Ebu Zer! Sende câhiliye özelliği görüyorum! Onu temizle!” (Buhârî, İman,32.; Müslim, Eyman, 38, 40.; Ebû Dâvûd, Edep, 113) demiştir ama “sen kâfirsin! Sen müşriksin!” dememiştir. Demek ki bir adama sen müşriksin! Sen kâfirsin! demek ayrı, sende şirk alâmetleri görüyorum demek ayrı ayrı şeylerdir.
Bizim tekfirci kardeşlerin, ellerine geçirdikleri fırçayla Allah’tan muhasebe memurluğu görevini üstlenmiş gibi önüne gelen herkese kâfir ve müşrik damgası vurmayı kendilerine iş edinmiş, dert edinmiş kardeşlerin kulakları çınlasın. (Syf.166)