Aylardır arkasına saklandıkları o sahte hesaplardan şahsıma, onuruma ve namusuma kadar uzanan, hiçbir ahlaka sığmayan iftiralar atan korkaklarla ilgili son kez konuşuyorum.
Kendini gizleyebileceğini sanarak, hiç çekinmeden bu çirkinliğe dahil olanlar iyi dinlesin: Elinizde ne varsa, neye güveniyorsanız arkasındayım. Ama unutmayın, benim elimde de bugüne kadar attığınız her bir iftiranın, yazdığınız her bir kelimenin ekran görüntüsü ve kanıtları var.
Şu ana kadar sustuysam bu benim acizliğimden değil, vaktimi sizlerle harcamak istemediğimdendir. Ancak bu yüzsüzlüğe ve çirkinliğe devam ederseniz, yargı önünde de toplum önünde de bunu yaptığınıza pişman olacaksınız. Sabrımı zayıflık sananlar, kanuni haklarımı kullanmaya başladığımda asıl bedeli nasıl ödeyeceklerini çok iyi görecekler.
Bir sözüm de bu kötülüğe ortak olanlara... O sahte hesapların arkasındaki lağım çukuruna hiç düşünmeden beğeni atan, altını gereksiz ve hadsiz yorumlarla dolduran insanlar; siz de en az o iftirayı atanlar kadar kötü ve suçlusunuz. Bir insanın hayatına, onuruna bu kadar kolay çamur atılmasına alkış tutacak kadar küçülmüş olmanız sizin karakterinizin aynasıdır.
Son olarak; benim bu haklı duruşumdan, kendimi savunmamdan ve bu şikayet paylaşımımdan rahatsız olan, 'huzuru kaçan' her kim varsa... Lütfen şu an beni takip etmeyi bıraksın, akışta görmek istemiyorsa engellesin. Dürüstlüğün ve saygının ne demek olduğunu bilmeyen, haksızlığa karşı ses çıkarmamdan rahatsız olan tek bir kişiye bile tahammülüm yok.
Dün de açıkça belirttiğim gibi; artık sabrımın tükendiği, sustuğum yerin sonundayım. Bu süreçte kimin haklı, kimin haksız olduğunu, mevzu ne olursa olsun attığım tek bir ekran görüntüsüyle bile çok net anlayabilirsiniz. Öncelikle takip ettiğim hesaplar olmak üzere merak eden herkes bana ulaşabilir.
Aylardır arkasına saklandıkları o sahte hesaplardan şahsıma, onuruma ve namusuma kadar uzanan, hiçbir ahlaka sığmayan iftiralar atan korkaklarla ilgili son kez konuşuyorum.
Kendini gizleyebileceğini sanarak, hiç çekinmeden bu çirkinliğe dahil olanlar iyi dinlesin: Elinizde ne varsa, neye güveniyorsanız arkasındayım. Ama unutmayın, benim elimde de bugüne kadar attığınız her bir iftiranın, yazdığınız her bir kelimenin ekran görüntüsü ve kanıtları var.
Şu ana kadar sustuysam bu benim acizliğimden değil, vaktimi sizlerle harcamak istemediğimdendir. Ancak bu yüzsüzlüğe ve çirkinliğe devam ederseniz, yargı önünde de toplum önünde de bunu yaptığınıza pişman olacaksınız. Sabrımı zayıflık sananlar, kanuni haklarımı kullanmaya başladığımda asıl bedeli nasıl ödeyeceklerini çok iyi görecekler.
Bir sözüm de bu kötülüğe ortak olanlara... O sahte hesapların arkasındaki lağım çukuruna hiç düşünmeden beğeni atan, altını gereksiz ve hadsiz yorumlarla dolduran insanlar; siz de en az o iftirayı atanlar kadar kötü ve suçlusunuz. Bir insanın hayatına, onuruna bu kadar kolay çamur atılmasına alkış tutacak kadar küçülmüş olmanız sizin karakterinizin aynasıdır.
Son olarak; benim bu haklı duruşumdan, kendimi savunmamdan ve bu şikayet paylaşımımdan rahatsız olan, 'huzuru kaçan' her kim varsa... Lütfen şu an beni takip etmeyi bıraksın, akışta görmek istemiyorsa engellesin. Dürüstlüğün ve saygının ne demek olduğunu bilmeyen, haksızlığa karşı ses çıkarmamdan rahatsız olan tek bir kişiye bile tahammülüm yok.
Hem ahlaki özgürlük hem de siyasi özgürlük şu dünyada değeri olan her şey gibi yoğun bir mücadeleyle elde edilmeli ve durmaksızın savunulmalıdır. Bu özgürlük güçlülerin, beceriklilerin, azimlilerin ödülüdür.
Hastalık ansızın gelince ölüm de ansızın gelebilir. O halde insan ölümün göz önünde bir güneş gibi parlayıp durduğunu bilmeli. O güneşin önüne bir gaflet bulutu getirip daima onun gölgesinde yaşamayı bir rahatlık bilmemelidir.