“, ilk başta üretilirken böyle kullanılacağı kimsenin aklına gelmemişti, ama hiçbirimiz, ne kandiller, ne köpekler, ne de insanlar, dünyaya nasıl bir amaçla geldiğimizi başlangıçta bilemeyiz.”
“, bağırsakları rahatsızlık vermediği sürece herkesin kendine özgü düşünceleri vardır, örneğin gözlerle duygular arasında doğrudan bir ilişki olup olmadığını tartışabiliriz ya da sorumluluk duygumuzun normal bir görme yetisine sahip olmamızla ilgisi bulunup bulunmadığını kendimize sorabiliriz, ama doğal ihtiyaçlarımız iyice sıkıştırdığında, duyduğumuz acı ve çektiğimiz sıkıntı, bedenimizin kaldıramayacağı kadar yoğunlaştığında, içimizdeki hayvan dışarı çıkar.”
“, bu sessizlik sanki bir yokluğun oluşturduğu boşluğu dolduruyordu, sanki insanlık bütünüyle yok olup gitmişti, geride sadece parlak bir ışık, bir de asker kalmıştı, bu ışığı ve onu göremeyen kadınları ve erkekleri korumak için.”
“Olaylar böyle devam ederse, sonunda, en büyük kötülüklerin bile, içinde o kötülüğe sabırla katlanmamıza yetecek kadar iyilik barındırdığı sonucuna kaçınılmaz olarak bir kez daha varacağız, buysa içinde yaşadığımız koşullara aktarıldığında, ilk baştaki kaygı verici öngörülerin aksine, yiyeceklerin toplayan ve dağıtan tek bir birimin elinde bulunmasının, inatçılıkları yüzünden aç kalmayı göze alarak kendi olanaklarıyla yaşam mücadelesine devam etmeyi tercih eden bazı idealistler çokça yakınsa da, sonuçta olumlu yanları vardı. Yarını dert etmeyen, peşin ödeyenenin her zaman kötü hizmet aldığını unutan körlerin çoğu her koğuşta huzurlu bir uyku çekiyordu. Diğerleri ise, yaşadıkları aşağılanmalardan onurlu bir çıkışı boş yere aramaktan yorgun düşmüş, bolluk içinde olmasa da, daha özgür, bugünden daha iyi günlerin hayalini kurarak, yavaş yavaş uykuya daldılar.”