Sabahattin Ali nin romanından biri. çeşitli karakter tahlilleri insana biraz dostoyevski'nin o insanın içine sızan havasını yaşatıyor. ben inanıyorum ki sabahattin ali değil de sabahattinov
Öncelikle kitabın konusu Türk yazarlardan okumaya pek alışık olmadığımız cinsten. Fakat anlatım tarzı ise biraz sıkıcıydı. Ana karakter Baki’nin kafiyeli konuşmaları ilk başta çok yapmacık geldi. Sonradan bir tık daha alıştım diyelim. Konunun özgün olması okuyucuda merak uyandırsa da tahmin edilebilen veya tahmin edilemeyecek kadar saçma gelişen olaylar ister istemez sayfalar ilerledikçe o merakı da alıp götürüyor .Kitapta altı çizilesi cümleler de var lakin üstte de dediğim gibi ana karakterin kendisi samimi gelmediği için cümlelerinin de birçoğundan etkilenemedim. Üstünde çok durulması gereken bir kitap olduğunu düşünmüyorum ancak ana karakterin üslubunu seven kişi kitabı da beğenecektir. Kitabın zaman kaybı olup olmadığında kararsızsanız ilk 50 sayfayı okuyun beğenirseniz devam edin derim çünkü olaylar pek değişmeden ilerliyor. Okuyacak olanlara keyifli okumalar :)
Çok uzun zaman yaşadığım ve pek çok kişi yitirdiğim için biliyorum ki ölüler yoklukları ile değil de ,onlarla bizim aramızda, söylenemeden kalan sözler yüzünden keder verirler asıl.
yusuf ile muazzezin'in aşkını anlamanın çok kolay olduğu romandır. yazar muazzez'in babasına çok taraflı bakmaktadır. görev yaptığı sürece kasabanın ileri gelenleri ile ilişmeden yaşayan akşamcıdır. sadece kendi gibi memurlarla akşamları içki içer. eve sadece uyumaya gelir, zayıftır, sürüklenmektedir. evlatlığı ile kızını kendisinden oldukça küçük, cahil, talibi istediği gibi çıkmamış hayattan alacağı olan şahinde hanıma bırakır. sahinde biri yetmezken ikincisi gelmiş olan çocuklarla daha da kızgındır. sahinde çocukları beraber bırakır, gündüz gezmelerine çıkar. bu nedenle bir anlamda yusuf öksüzken muazzez de öksüzdür. yusuf annesi, babası, arkadaşı, abisi, öğretmeni her şeyi olmuştur muazzezin, ya da başka deyişle her şeyden bir eksiği ki sonra birbirlerinin her şeyi olacaklardır. ailede herkes sürüklenir. baba sürüklenir, yusuf sürüklenir, muazzez çaresiz sürüklenir sadece sahinde sürüklemeden çıkıp yön tayin etmeye çalışır ki onun çabası beyhudedir, çabası farklı yöne, daha kötüye sürüklenmeyi engel olamaz.
nezdinde bir anlamda dokunulmaz, sağlam ahlaklı bu çocuğun bu kadar kolay akıntıya kapılmasını anlayamadım. zira yusuf bir taraftan her şeye göze alabilecek denli gözü kara bir taraftan da yaşamı ötelecek kadar yaşam tembeli .... kimbilir üç kitap olsaydı roman o zaman bu trajediler belki daha anlamlı olabilirdi.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,4bin okunma