Bir ölüm yürüyüşü romantik değildir oysa...
Annesinin kollarında, annesi yürürken kapanmayacak gözlerle sarsılarak gökyüzüne bakan katılaşmış bebek hakkında şiir yazamazsınız.
Karısının ölü bedenini yere koyarak geceleri birlikte yatan ve sabah yeniden omzuna alan -ve en büyük oğluna, en küçüğün bedenini taşımasını söyleyen- babanın şarkısını söyleyemezsiniz. Ve bakamazsınız... Sözünü edemezsiniz... Ağlayamazsınız... Dağları hatırlayamazsınız.
Öyle zamanlar var ki her şeyi tam olması gerektiği gibi yaptığımızı zannediyoruz ama sonra gözlerimizin bağlı olduğunu ve hiçbir şeyi doğru dürüst yapamadığımızı fark ediyoruz.