" Çok acı çekiyorum, muhterem peder" dedim gözyaslarının eşiğinde.
" O zaman acı çekin " dedi donuk ve kayıtsız bir tavırla. " Neden acı çekmekten korkuyorsunuz? " diye sordu hemen ardından " Bu bencillik ve kibri yakıp icinizden çıkaracak bir alevdir. Kim mutlu ki? Ayrıca siz hangi hakla mutlu olmak istiyorsunuz? İçinizdeki arzunun ve sevginin, mutluluğu hak etmenizi sağlayacak kadar özverili olduğundan bu kadar emin misiniz? Öyle olsaydı burada diz çökmek yerine hayatın sizi koyduğu yerde olur, işinizi yapar ve hayatın emirlerini beklerdiniz." dedi
" Dünyanın bize kendiliğinden verdikleriyle ya da bir insanın bize kendi istegiyle sunduklarıyla yetinmemek daima günahtır; hırsla bir başka insanın sırrına el uzatmak daima günahtır. Niçin daha kanaatkar yaşamıyorsunuz? Daha az duygusal taleple? Sevgi, gerçek sevgi sabırlıdır kızım. Sevgi sonsuzdur ve bekleyebilir..."