İnsan hep yarının telaşıyla kalbini yorar. 'Evladım ne olacak, rızkım ne olacak, istikbalim ne olacak...' diye çırpınır durur. Halbuki istikbal dediğimiz şey, O’nun kudret elindedir.
İnsan bu dünyaya bir gurbet kuşu gibi gelir. Kanat çırpar, sığınacak bir dal arar. Oysa bilmez ki, en emniyetli dal, en yıkılmaz kale, kulun 'Rabbim' diyerek kalbini O’na bağlandığı andır
Kulun vazifesi sadece teslim olmaktır. Sen 'Yandım' dersin, O sana serinlik verir. Sen 'Bittim' dersin, O seni yeniden inşa eder. Yeter ki kalbinde O'ndan başkasına yer kalmasın."